Herkese merhaba,

(fotoğraflara tıklayarak büyütebilirsiniz).

Çekim Kıbrıs’ta olunca, aylardan da Haziran olunca planları biraz dğiştirdik. Eşim ve oğlum da geldi bu sefer. Öncelikle Sinem ve Mutlu’ya çok çok teşekkürler. Kıbrıs’a indiğimiz andan, havalimanına dönene kadar bize çok iyi baktılar :) Kıbrıs’lılar zaten genel olarak ada insanı, akdeniz insanı, bize çok iyi geldiler; çok teşekkürler.

Kaya Artemis Otel gayet iyi, ve açıkçası bugüne kadar girdiğim en iyi denize sahip! Masmavi bir akdeniz, alabildiğine kumsal. Açıkçası ben 5 yıldızlı tatil köyü insanı değilim, yemek için sıraya girmek; kahvaltı saatini takip etmek hiç bana göre değil. Fakat, Haziran başı, daha yoğunluk başlamamışken, bu tatil iyi geldi.

Uçağımız saatinde kalktı, havalimanında bizi Ahmet Abi karşıladı. “Ahmet Abi” ilginç bir karakter, Kıbrıs seyehatimizin düğün dışındaki en unutulmaz insanı. Yolumuz yaklaşık 1 saatti, ve Ahmet Abi’nin bütün hayat hikayesini, kendi düğününü, yoldaki bütün radarları (tek tek), geçen hafta yediği cezayı (en az 5 kez), köyünü, Turgut Özal’a muhabbetini … çok kereler dinledik. Sağolsun sayesinde hiç sıkılmadık. Düğün günü de Ahmet Abi yardım için oradaydı. Bir ara sahnenin civarında denk geldik “Nasılsın Ahmet Abi, kolay gelsin” dedim. O da “iyiyim, merdiven tehlikeli, insanlar düşmesin diye yardım ediyorum” dedi. O sırada merdivene birisi yaklaştı ve Ahmet abi sert ve keskin bir şekilde “Düşme!” dedi. Bu şekilde, sadece söyleyerek düşmemelerine yardımcı oluyormuş. Dünya tatlısı, adanalı ama tam bir adalı bir abi, Ahmet Abi.

Elimden ve ellerinden geldiğince çiftlerle önceden tanışmaya çalışıyorum. bu fotoğraflar, muhabbete yansıyor, ve az çok beklentileri ortaya çıkıyor. Sinem’le de Nişantaşı’ndaki gelinlik provasında ilk çekimleri yapmıştık.

SDU_5036

Neyse gelelim düğün gününe…

www.photo-latte.com_SDU_6451

Açıkçası, aynı zamanda konakladığım otelde çekim yapmak çok rahattı. Aralarda odama gidip dinlendiğim dahi oldu. Sinem, bir odada; Mutlu, bir odada hazırlıklar başladı. Mutlu, sağlam bir damat traşı oldu; usturası, maskesi, masajı…Açıkçası damatların 5dakikada permatik ile traşlarına alışmıştım, hem şaşırdım hem de kareler keyifli çıktı.

www.photo-latte.com_SDU_6022

Sinem’in ve diğer bayanların hazırlığı doğal olarak tam bir curcuna. Kaç bayan vardı hatırlamıyorum, ilk kez bu kadar kalabalık bir hazırlık odasında çekim yaptım. 3 Kuaför, 2 makyöz; harıl harıl çalışıyorlar. Bir de, çok önemli bir konuyu farkettim. Küresel ısınmanın sebeplerinden birisi kuaförler! Evet!.

www.photo-latte.com_SDU_6060www.photo-latte.com_SDU_6240

www.photo-latte.com_SDU_6219

www.photo-latte.com_SDU_6184

Saç kurutma makinalarını, –abartmıyorum- Saatlerce çalışır vaziyette bellerinde taşıyorlar; ihtiyaç anında çekip kullanıyorlar. Yani 10dk çalışıyorsa makina; 30 saniyesinde kullanıyorlar. Belli ki hız için yapıyorlar, ama resmen odayı cehenneme çevirdiler; klima full’de hiç fayda etmedi inanın.

Benim şansıma mıdır nedir, Sinem de “Bridezilla” çıkmadı; şimdiye kadar hiç de rastlamadım açıkçası. Ortam gayet keyifli, naif Kıbrıs aksanı, telaş, koşturmaca derken ikisinden de yüzükleri aldım, koştum bahçeye. Yüzük detayları…Siz hangisini en çok beğendiniz?

www.photo-latte.com_SDU_6072 www.photo-latte.com_SDU_6087

www.photo-latte.com_SDU_6099

İtiraf ediyorum, Eroslu fotoğrafı çekerken, Sinem’in tektaşını çiçeklerin arasına düşürdüm, ve hayatımdaki en soğuk teri attım :) Düşünsenize tam bir rezalet.(Gene bi titreme geldi şimdi).

Sinem, gelinliğini giydi, ayakkabı altına arkadaş isimleri yazıldı,  son makyaj, son rütuşlar; ve duvak takma anı.

www.photo-latte.com_SDU_6177 www.photo-latte.com_SDU_6146

www.photo-latte.com_SDU_6267

Tam o sırada, “oğlanlar ne yapıyor” diye bir aşağı ineyim dedim. Mutlu, öğlen uykusundan uyanmış bütün arkadaşlar odada; tam bir “geyik” ortamı. bana da ikram ettiler; hayır diyemedim :)

www.photo-latte.com_SDU_6258

Ve Sahne!

Her ikisi de hazır odalarından çıktılar…ben de aşağıdaki kare için koşarak taa karşıdaki asansöre. 5 sn’de gelen asansör gelmek bilmedi. Zaten klasik, geç kaldık, gene bi terleme aldı beni tabii.

www.photo-latte.com_SDU_6334

Sonra sıra bana geldi tabii, başladık dış mekan çekimlerine.

www.photo-latte.com_SDU_6596 www.photo-latte.com_SDU_6337 www.photo-latte.com_SDU_6355 www.photo-latte.com_SDU_6360 www.photo-latte.com_SDU_6363 www.photo-latte.com_SDU_6372 www.photo-latte.com_SDU_6379 www.photo-latte.com_SDU_6390 www.photo-latte.com_SDU_6446www.photo-latte.com_SDU_6407 www.photo-latte.com_SDU_6412 www.photo-latte.com_SDU_6464 www.photo-latte.com_SDU_6470 www.photo-latte.com_SDU_6491www.photo-latte.com_SDU_6478

ve son olarak düğünden birkaç kare:

www.photo-latte.com_SDU_7048

www.photo-latte.com_SDU_6679

www.photo-latte.com_SDU_7143

Bu arada, çekimler sırasında bir baba-oğul ile tanıştım. Eminim Kıbrıslılar tanıyordur. Erdem ve babası Bülent Abi. 4-5 aydır çok zor günler geçirmişler; Bülent Abi ağır bir rahatsızlık geçirmiş, ve Erdem, babasına kendi ciğerinden vermiş. Şimdi çakı gibiler ve harika çekim yapıyorlar.

Bu düğün günü çekimleri sayesinde o kadar çok kişiyle tanışıyorum ki! En keyifli yanlarından birisi de bu zaten.

Bekle Kıbrıs, 3 Temmuz’da gene oradayım ;)

NOT: Dönüşte KTHY 3.5 saat rötar yaptı. Eve gece 2′de vardık. Etrafta da KTHY’nin Atlas’a devredileceği hk. söylentiler var.

Hoşçakalın,

Serkan