Tag Archives: gelinlik

Divan Kurucesme’de sade bir düğün ve benim Hayalimdeki düğün fotoğrafı!

Heeerkese selam,

Epey oldu yazmayalı.

Bir düğünün hikayesi yoksa; ve karelerde tekrar varsa pek yazasım gelmiyor.  Ama bu seferki farklı. Bir diğer konu da, benim 3 yıldır çekmeyi hedeflediğim, ama uygun bir çift/an  bulamadığım kare…Yazının sonunda.

-fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayın. İzinsiz kimsenin yazısını ya da fotoğrafını yayınlamıyorum, korkmayın:)

SDU_7220

Öncelikle işin en başını aktarayım. Demet, internette her medeni gelin adayı gibi iyi bir fotoğrafçı arıyor; beni buluyor ve kareleri çok beğeniyor. Koray’a iletiyor…ve Koray’dan gelen ilk tepki: "Aaa bu bizim Serkan..!" Koray’la BAL’dan aynı dönemiz, hatta ortaokul atletizm takımındaydık. 4x100m’de madalyamız bile var. Hey gidi günler heey!. Aradan 20 yıla yakın süre geçmiş; o neler neler; ben neler neler yaşamışım ve ardından bu harika tesadüf.

Ne yalan söyleyeyim, ilk kez bir arkadaşımı profesyonel olarak çekecektim. "Arkadaş çekmek" keyifli gibi görünse de, biraz da stressli açıkçası; sorumluluk büyük :) Neyse ki, Koray da Demet de, hem çok rahat, hem de çok kooperatifti.

Unutmadan, daha ilginç bir tesadüfü de belirtmeden geçemeyeceğim. Aynı atletizm takımından 2 kişi daha önümüzdeki aylarda evleniyor, umarım hayra alamettir :)

Koray ve Demet ile, haftalar önce buluşmak istememize, onlarca mesaja rağmen düğünden 1 hafta önce Kanyon’da buluşabildik. Fotoğraf dışında birçok tecrübemi de paylaşmıştım.  Ve hazırlıkları çekmek için düğün günü evlerinin önüne geldiğimde; Demet yalnız başına kuaföre gitmeye çalışıyordu (Koray ortalarda yok, pek de olacak gibi değildi).

Demet, makul, planlı ve bu düğün işini gönlünce ama abartmadan yaşamak isteyen "ideal" gelin bana göre :)  Koray da annesiyle kuaföre ulaştı, İlk kez Kuaför’de "geyik" yapabileceğim bir arkadaşım oldu. Genelde bi süre sonra sıkılıyorum; yani bir erkek kuaförüne giden bir bayanın düşünün; onun gibi. Bazı bayanlar, elimde kamerayı görünce, iyice uzak durmak istiyorlar. Görüntülenmek istedikleri son yer kuaför :)

İlk girdiğimde, burada nerde çekim yapacağım kaygım vardı ama bir köşe vardı ki, durumu orası kurtardı (iplerin sarktığı kare). Kuaförde çekimin en zor yanı, etrafta bir sürü fotoğrafa girmesini istemediğiniz şeylerin olması. Nescafe makinası, sigara içilmez yazısı, fondaki pedikür vs.

SDU_6809 SDU_6882 SDU_6838SDU_6872

Çift’le bizzat Trinity’nin sahibi Özcan Çolak ilgilendi, Kanoyn’da da yerleri var Trio. Hatta, Koray’ın saçını bile o yaptı. Koray, bir ara, yapılan muamelelerden olacak, dehşet içindeydi ama; düğünde en çok konuşulan saçı ve ayakkabısıydı (Ben de alacağım, Sarar’dan almış, inşallah Rugan olmayanı da vardır). Tabii, Demet’in ayakkabısı düğünden sonra da konuşulacak gibi :)

Demetin rahatlığını şöyle anlatmak isterim:Duvağı 4 kere mi hatırlattım bilemiyorum :)

SDU_6928

Bu arada, planda "Topkapı Sarayı"na gitmek de var(dı). Ben üzülmesinler diye söylemedim ama bir gece önce 1’lere kadar Topkapı sarayını araştırdım, nerede neler çekebilirim diye; notlar falan aldım. Ama yapacak birşey yok, hava o kadar bozuktu ki…

Hazırlıklar bitti, Koraylara gittik. Evde Demet’in annesinden harika zeytinyağlılar.

Detaylar:

SDU_6977 SDU_6962

Bu yüzük detayları bugüne kadar çektiğim en ilginç yüzük karelerinden birisiydi. Görür görmez, "bunlar bana lazım diyip" kaçırdım. Fotoğraflar, Demet’in anne ve babasının nikah töreninden.

SDU_6999

Sıra evdeki hazırlıklara geldi.

Gelinlik, Vakko  Wedding – Pronovias’tı ve harikaydı. Gerçekten harikaydı, yazılarımdan beni tanımışsınızdır; samimiyim.

SDU_7036 SDU_7005 SDU_7021

Hava kötü dışarı çıkamadık, tek umudum açıkçası "mekan"dı. Divan Kuruçeşme’ye Internet’ten baktım, fena görünmüyordu; fakat çekim hayal ettiğim kocaman girişte 10 tane çelenk!!! Bittiğim an. Özellikle Divan Kuruçeşme’d eçekilmiş karelere bakmaya çalıştım; fakat ilham verici pek birşeye rastlamadım.

Meşhur mekanlarda, o kadar para verilmesine rağmen İstanbul’un telaşını, kargaşasını aynen yaşatıyor insana. Koray’ların düğünden önce, ve aynı anda mekandaki diğer salonlarda 3 etkinlik daha vardı. Hatta bizim oda doluydu geldiğimizde.

Başta Demet’i, hiçbir stres yaratmadığı için kutluyorum; ben olsam, erkek halimle arıza çıkartmıştım, kesin.

Divan’daki salon, küçük ama çok şıktı. Yanılmıyorsam adı "Antik salon". Eski bir bizans limanına ait. Şıklığın büyük bir kısmı da aslında Demet’in elinden…Harika şamdanlar, küçük saksılarda orkide’ler…

Benim için en önemli konu; doku ve ışık. Burada ikisi de vardı:

SDU_7130 SDU_7088 SDU_7099

Bu arada, Koray da "ben hiç fotojenik değilim, fotoğraf çektiremem" damatlardan.

SDU_7204 SDU_7113 SDU_7124

SDU_7183

Sonrasında mekan temsilcilerinden fırçamızı yiyip, odamıza çekildik. Arkadaşlar, ve özellikle jack; Jack Daniels, herkes yumuşattı:)

SDU_7270  SDU_7237

Öncesi… :)image   Sonrası… SDU_7273

Ben tabii, kpır kıpırım…İçin içim yiyor. Çünkü girişte bir kavşak var; ve o soğukta Koray ve Demet’in Yolun tam ortasına çıkıp, bana poz vermelerini isteyeceğim. Pozdan da emin değilim, zor bir poz. Yani işin içinde çift olmasa, hiç sorun değil ama…Jack’in çok yardımı oldu gibi. Demet neredeyse koşarak geldi çekime…Ve başta dediğim 3 yıldır beklediğim shot!

SDU_7311_1

Bu poz için, sağdan ve soldan aynı anda araç geçmesi; Korayların da hiç hareket etmemeleri gerekiyor. İster inanın ister inanmayın; Resmen hiç araç geçmez oldu! En sonunda, bir Halk otobüsü ufukta göründü. Hayatımda hiç halk otobüsü görünce bu kadar sevineceğimi sanmazdım :))

Koray, Demet; Size kocaman teşekkürler & ömür boyu mutluluklar!

Serkan

istanbul boğazı’nda eğlenceli bir çift

(Fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayın).

Genelde çekim öncesi, eğer mekan uygun değilse (ya da izin verilmiyorsa) çiftlerle “mekan seçimi” konusunda uzun uzun düşünürüz.  Tabii düğünlerin yazın ve, haftasonları olduğunu düşünürseniz (ve bir an Cumartesi Pazar, Yıldızparkı, Emirgan Parkı, çeşitli beach’lerin, sahil trafiğinin halini de eklerseniz) seçim yapmak çok zor oluyor.

Selen’in seçimi doğal ortam yerine, daha çok eski arnavut kaldırımlı ara sokaklar oldu, iyi ki de olmuş; yer ararken çok güzel (gizli) bir ara sokak bulduk. Vallahi kimseye söylemeyeceğim; cılkı çıkıyor sonra).

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_315

Neyse hazırlıklara Kanoyn’daki Harvey Nichols’ın kuaföründe başladık. Çok kibarlardı (yanlış anlamayın “kibar” demek istemedim). Kahvemizi içtik, hazırlıklar başladı. En iyi kuaförde bile, en kızdığım şey fonda “BUARADA SİGARA İÇMEK YASAKTIR, CEZASI…” yazısı. Allahtan burada yoktu, sonra uğraş dur photoshop’ta. Çok fotojenik bir kuaför; ortam şahane. Elemanlarda da ciddi bir mütevazılık var.

O kadar keyifli olunca, ben de farklı kareler için şahin gibi ortalıkta dolanmaya başladım. Ve, bu senenin en iyi 10 listesine giecek kareyi yakaladım. Ben tabii fotoğrafçılık açısından bakıyorum, Selen ne düşünür bilmiyorum :)

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_006

Orkideler, çok başarılı yerleştirildi.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_132

Ardından makyaj,

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_004

Hazırlıklar tamamlanınca, Selen’lerin evine doğru yola çıktık.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_013

Ev tam bir curcuna, süper bi ortam. Ortalıkta arkadaşlar olunca, harika oluyor.

Hem eğlenceli hem de fotograflar için süper…

Ama bazı standart kareler için de zor oluyor. Otel odası olunca nispeten daha rahat oluyor.

Evlerde, arkada ütü masası vs. :) zorlanabiliyorum. Neyse Selen’lerde öyle olmadı.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_028 www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_027

Kıvanç’ın hazırlığı da zor olmadı; tabii gene bir papyon krizi oldu ama; inanın OLMAYAN düğün yok :) Artık baştan uyarıyorum, papyon provası yapın diye. Bu arada tavsiyem Papyon’u Hugo Boss’tan almanız. Hugo Boss’taki damatlık aksesuarları da görmeye değer. Koca Beymen, papyona SARI metal takmış, çok sırıtıyor; fakat Hogu Boss’un metali siyah mattı; ve üzerinde beden ölçüleri vardı!

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_022

Hazırlıklar sonrası, “gizli mekan”a gidildi ve arkadaşlarla keyifli çekimler yaptık.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_053

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_372

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_303

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_442

Tabii gene düğün çekimi için, takıldık Kalender’in fotoğrafçısına.

Adamlar, ilk dansa bile izin vermiyorlar; çekim sonrası ayrıldık.

Onlar düğüne, ben evime :)

Selen ve Kıvanç’a ömür boyu mutluluklar!

Serkan

Vakko Wedding’de Gelinlik Provası – Photo Latte (doğal düğün günü hikaye fotoğrafları)

(Başlamadan Önce: Google’a “Vakko Wedding” yazınca, 2. sırada geldiğimi farkettim. Muhtemelen siz de aynı yolla yazıma geldiniz, hoşgeldinz:)  Ben bir düğün fotoğrafçısıyım. Ama bilinenden biraz farklı, umarım yazı ve fotoğrafları beğenirsiniz. İrtibata geçmek için lütfen mail atın)

Düğün Günü Hikaye fotoğrafları için lütfen üsteki linkleri kullanın, yazıları da okumayı ihmal etmeyin; ilaç niyetine. Düğün için neleeer neler var.

www.Photo-latte.com Düğün Günü Fotoğrafları
Ilke ve Eral’ın Düğün günü Fotoğrafları için TIKLAYINIZ.

Merhabalar,

Bu yaz Kıbrıs’ta İlke ve Eral’ın düğün fotoğraflarını çekeceğim, güzel bir mekanda; bir golf resortta (Korineum). İyi bir kare yakalayınca çocuklar gibi sevinen benim gibi fotoğrafçılar için resmen bulunmaz bir fırsat. İlk defa bir Golf Resort’ta çekim yapacağım. İlk sorum, saçma da olsa, “sıcak mı oluyor?” du, ve cevabı tabii ki evetti.

Eğer mümkünse, çiftlerle önceden tanışma konusunda ısrarcı oluyorum. 5dk. önce tanıştığınız birisiyle ne kadar doğal pozlar çekebilirsiniz ki? Kaynaşma adına zaman zaman, düğün günü işerine de bulaştığım oluyor. Geline, damadın kardeşi ile beraber buketini yetiştirmek gibi :)

Ilke-Eray_photo-latte.com_-0001-27

İşte bu çekimde onlardan biriydi. İlke, yakın arkadaşı, annesi ve kayınvalidesi, İstanbul’a ön hazırlıklar için gelmişlerdi. Bir tanışma kahvesi içecektik. Ben abartıp, provaya da gelmek istiyorum, dedim. İlke, şaşırsa da, hoşuna gitti. Beymen Cafe’de kahvemizi içtikten sonra hemen karşısında zennettiğimiz Vakko Weddings’e doğru yola koyulduk. Meğersem, Akaretler’deymiş!!! Bir panik havasından sonra (iyi ki yanlarındaymışım, bir taksi ayarladım, ben de peşlerinden) 5 dk. içinde oradaydık…

Vakko Weddings,  haftalar öncesinden randevu ile çalışıyor. Öncelikle fotoğraf için izin aldık, ardından da makina’yı çıkartır çıkartmaz lafımızı yedik :) “Lütfen, gelinlik başına tek kare” diye. Çok komik, evet çok şık gelinlikler var, çok özeller vs. ama hemen hepsi internette var ki? (Örneğin: Pronovias). Neyse, kısa süren fotoğrafçı alerjisi ardından, keyifli bir ortamda İlke ve beraberindekiler, kataloglara daldılar. Sonrasında da fotoğraf ile ilgili hiç sorun çıkmadı, teşekkürü bir borç bilirim.

Ilke-Eray_photo-latte.com_-0003

Gerçekten harika tasarımlar! Her tür konsepte göre gelinlikler var. Fresh, Ağır, Kır, Açık hava, iç mekan, romantik, melankolik, enerjik  vs. … İlke de zaten ve muhtemelen kendi konseptine uygun Pronovias gelinliği seçti. (Ben ayrıldığımda karar vermemişti daha) Bir de  şöyle komik bir durum oldu: tarafsız tek kişi bendim :) Gözler hep bana döndü. “Serkan Bey, siz çok gelin görmüşsünüzdür, ne dersiniz?”

Fakat, anladığım, ve hep söylediğim, Düğün ve Doğum işlerinde, mutlaka kalbinin sesini dinleyeceksin. Ne istiyorsan, içinden ne geliyorsa…zaten her tarafta uygun açılarda ayna var.  İlke, kararlı ve sakindi (her gelin adayının öyle olduğunu sanmıyorum açıkçası). Hatta bazen, perdeyi açar açmaz “hayır” dediği oldu :) Daha önce başka provalara da elimden geldiğince gittim; Vakko ailesi gerçekten profesyonel.

Ilke-Eray_photo-latte.com_-0001-29

Bana ilginç gelen konulardan birisi de gelinlerin Pişti olma ihtimali. Açıkçası, o kadar para verip, defalarca provaya gidip bir gelinlik alıyorsun. Senden 1 hafta önce, aynı çevreden bir başka gelin aynı gelinliği alıyor. korkunç birşey. Ve bununla ilgili, özel designer tasarımlarda müşteri takibi de yapılıyormuş :) Yani bu sene bunları kim aldı gibisinden. Neyseki, İlke’nin çevresinden 2 arkadaşı da Vakko’ya gelmiş, ama farklı modeller almışlar.

Ilke-Eray_photo-latte.com_-0001-31

Katalogdan modeller beğeniliyor, tek tek deneniyor. Perde Açılıyor, gelinin ve konukların beğenisine sunuluyor.

Ilke-Eray_photo-latte.com_-0001-6

Satış elemanı, çok uğraşıyor! Getir, giydir, düzelt, yorum yap, götür, vs. Bir de işin tadilat kısmı var. Yani gelinliği hadi bir yerden aldın ama Tadilatı kim yapacak o da çok önemli, değil mi?

İşin bir diğer yanı, siparişlerin en az 3 ay önceden veriliyor olması. İnanılır gibi değil. Resmen aylar öncesinden bir maraton başlıyor. Açıkçası benim bile Otelim ve Uçak biletlerim OK’lenmiş durumda.

Neyse, İlke ve ailesi ile tanıştım, çok iyi oldu. fotoğraflar keyifli olacak gibi. İlke güzel bir gelin adayı, mekan harika, daha ne isterim :) !

Sırada, programı oluşturup, benim ön hazırlık için taleplerimi listeme zamanı. Golf Resort’un bahçesinde KOCAMAN bir ağaç var, onu ışıklarla süsletip, altında onların fotoğrafını çekmek istiyorum…

Çekim sonrası buluşmak üzere!

Serkan

Ilke-Eray_photo-latte.com_-0001-17

Düğün fotoğrafçınızı seçerken…
( Düğün fotoğrafları 2. Yazı )

(Yazının, 1. bölümü için TIKLAYINIZ. )

Photo Latte Düğün Fotoğrafları için TIKLAYINIZ

Çekim için e-mail atın: serkan@photo-latte.com

3. Pozlu mu?/ Pozsuz mu?

Bence biraz ondan biraz da ondan. Pozsuz kısmı zaten fotoğrafçının yaratcıcılığına ve ekipmanına bağlı.

Pozlu fotoğraflar en zoru. Fotoğrafçının Gelin ve Damadı çok iyi yönlendirmesi, konuşması, gerekirse güldürmesi, sorular sorması vs. gerekiyor. Pozlu’dan kastım bir moda fotoğrafı gibi göz şuraya baksın, eller belde, parmaklar şurda şeklinde değil. Tema ve “mood” verilerek, gene spontan çekim. Ancak o zaman doğala yakın oluyor fotoğraflar. Örneğin, gelin’e “mutlu ol, ama gülümseme” demek pozda çok şey değiştirebiliyor.  “Bu evde kaç yıl geçirdiniz?”,”İlk nerede karşılaştınız?””En çok neyi seni kızdırıyor?”vs.vs. ben pek susmak bilmiyorum çekimlerde :)

Özellikle istediğiniz, olmazsa olmaz pozlarınızı mutlaka fotoğrafçınıza söyleyin. Önce de belirttiğim gibi, düğün öncesinde, mekanı fotoğrafçınız ile gezin, muhtemel çekimleri konuşun. Düğün günü 5dk bile bulamayacaksınız. Tekrar tekrar söylüyorum, düğünden geriye ne kalacak size? :)

4. Çekimin zamanı (öncesi, günü ve sonrası)

Aslında olayı abartıp, “öncesi” fotoğrafı da çekilebiliyor. Tabii ki gelinlik damatlıkla değil…Mekan seçiliyor (diyelim Adalar ya da Beyoğlu), “öncesi” halleriniz çekiliyor. Yani aslında, “sivil” fotoğraflarınız…

Düğün gününden sonra, benim asıl ilgilendiğim “Sonrası”. Amerika’lılar buna “Trash the dress” diyorlar. Geçen sene çekim yaptığım Lusi Amerika’da yaşıyordu ve bana “Tabii orada gelinlikler ucuz…” yorumunu getirdi.  Düğün sonrası kumsalda, otların üzerinde, denizde,  havuzda, sokaklarda, metroda…çok güzel kareler yakalanabilyor. Düğünden hatt abalayından sonra çılgın çekimler yapmak isterseniz bir mesaj atın 😉 Çılgın fikirlerim var.

5. Fotoğraflarınızı nasıl istersiniz?

Alternatifleriniz:

Eski moda : Janjanlı, taşlı hatta ekranlı bir album, Çerçeveli ve pamuk gibi dev bir stüdyo fotoğrafı, Eşe dosta çoğaltılmış fotoğraf.

Yeni : Fotoğraflararınız  için web sitesi, Çiftin Düğün Blog’u, Albüm yerine photobook, Çerçeve yerine tuval üzerine kanvas baskı ve e-mail/facebook vs.  için düşük çözünürlük.

Düğün photo-book

Tuvale (Kanvas) Baskı

Örnek Foto-Websitesi

Örnek Web sitesi için TIKLAYINIZ:

6. Düğün Blog’unuz:

Gün gün gelişmeleri yazabileceğiniz bir günlük; ve takip eden yakınlarınız. Örneğin, birkaç alternatif var fikir almak istiyorsunuz; koyun blogunuza yakınlarınız oylasın :) Provalar, yetişenler, gecikenler, kavga patırtılar, dedikodular… Burası da bir Blog biliyorsunuz; ben çok keyif almaya başladım. (Fotoğraflarını çektiğim çiftlerden isteyenlere basit bir Blog hazırlıyorum…). Şu siteyebir bakın, yazarı nişanlandıktan sonra yazmaya başlamış ve kocaman bir blog haline gelmiş “ http://wemetinabar.com “.

7. Websiteniz:

Yukarıda örneği var, bazen fotoğrafları dağıtmak, balayınız vs. düğünün üstünden çok geçtikten sonra gerçekleşiyor. Yani konu biraz soğumuş oluyor…Düşünün siz balayındayken fotoğraflarınız internet sitenizde, önce siz bakıyorsunuz, istemedikleriniz yayınlanmıyor sonra da herkese ilan ediyorsunuz. Bırakın başkalarını, canınız sıkıldığında iş yerinde de bakabiliyorsunuz. Ailemin binlerce fotoğrafını internete yükledim (sadece istediklerimin bildiği bir link’e…)

8. Yeni bir konsept: “Bağış”

Aslında çok da yeni değil, genelde nikah şekeri yerine Tema’ya bağış yapılır, “çelenk göndermeyin şuraya bağış yapın” denir. Düğün kesinlikle çok mutlu bir olay, buna biraz da huzur katmak istemez misiniz? Mutluluğunuza başkaları da ortak olsun istemez misiniz? Size tavsiyem, düğünle ilgili iş yaptığınız herkese, anlaştıktan sonra “%5’ini şuraya bağışlayacaksınız ama” derseniz kimse hayır diyemez 😉 2010’daki tüm çekimlerden sizin adınıza 10%’nunu “Çocuk Acil Tıp ve Y. Bakım Derneği”ne bağışlayacağım. ( http://www.cayd.org.tr ) Neden bu dernek derseniz, hikayesi uzun ama sonu “mutlu son” merak etmeyin :).

9. Ekipmanım:

Bu aslında çiftleri çok da ilgilendirmiyor. Ama, az çok ilgililer varsa ben ne kullandığımı söyleyeyim:

-Nikon D700 Full Frame D-SLR F. makinası (düşük ışık ortamlarında mükemmel)

-Nikon 70-200mm  f:2.8 VR Lens (Bu işi yapmaya kalkanların olmazsa olmaz lensi. Bütün ciddi moda şovları bu lens ile fotoğraflanır.

-Nikon 24-70mm f:2.8 (Gene olmazsa olmaz bir prime lens. Portre dışındaki diğer detaylar+ distorsiyonsuz geniş açı için)

-Sigma 50mm f:2.8 Macro (Detaylar için)

-Sigma 12-24mm (Distorsiyonlu Geniş Açı, benden başka kullanan var mı merak ediyorum)

-Nikkon 50mm f:1.8D Portreler için)

-Nikon SB800 Flaş, + Gölge azaltan özel diffuser (flaşla gelen değil)

-Flaş için uzaktan kumanda

-Manfrotto Heavy Duty ball head Tripod.

-Gerekirse, yansıtıcı vs. diğer aksesuarlar.

UNUTMADAN, fotoğrafçınıza düğünün planını ve yakın bir arkadaşınızın cep telefonunu mutlaka verin.

Umarım faydalı olabilmişimdir! eklemek istediğiniz ya da yorum getirmek istedikleriniz varsa hay hay! Bekliyorum.

SON OLARAK, bu iş kaç paray aolur? belki de ilk sorulması gerekn soru, cevabım basit (ama zor): az paraya malesef olmaz. Ne istediğiniz, ne kadar istediğinizle çok ilgili. İlgilenenler mesaj atsın…

Hoşçakalın,

Serkan

Düğün Fotoğrafçınızı seçerken…
( Düğün fotoğrafları 1. Yazı)

Merhaba,

Geldik benim üzerinde en yoğunlaştığım konuya. Düğün fotoğrafçılığı ve sizin düğün fotoğrafçınız/fotoğraflarınız.

Benim çektiğim bazı düğün fotoğrafları için TIKLAYINIZ:

Biraz uzun bir yazı olacak gibi görünüyor. Bu sebeple başlıklara böleyim istedim:

i) giriş, biraz geyik, iç dökme, rahatlama…

1.  Başınıza gelecekler ve fotoğrafçı seçimi

2. Ne istediğinizi biliyor musunuz? Bilseniz iyi olur!

3. Çekimin zamanı (öncesi, günü ve sonrası)

4. Pozlu mu?/ Pozsuz mu? ve olası pozlar

5. Fotoğraflarınızı nasıl istersiniz?

6. Düğün Blog’u (bence iyi fikir)

7. Websiteniz

8. Yeni bir konsept: Bağış

9. Ekipmanım

Düğün Fotoğrafları, düğün ile ilgili gerçekten en önemli konulardan birisi. Bir çok çift için belki de önem sırasında sonlarda geliyor, ama düşünün bir kere, düğünden sonra size ne kalacak???… Takılardan başka 😉

Nikah mekanı mı? (inanın Dolmabahçe’de bile evlenseniz farketmez, unutulur, hatta illa beğenilmeyecek bir kulp bulunur, “merdivenlerin altın kaplamaları erimiş gibi”), Şekeriniz mi (onun da modası geçti zaten), arabanız, verilen yemek, manzara, DJ, videonuz…İnanın geriye bir tek fotoğraflar kalıyor, duvarlarınızı, albümleri süsleyen. Dünyanın her yerinden insanlarla paylaşabileceğiniz. İnanın video bile o kadar önemli değil: Allah aşkına kaç çift, düğün sonrası videolarını izliyor, hadi izledin kaç kere ???

O kadar güzel giyinmiş, makyaj, saç herşey mükemmelken, iyi fotoğraflar bir ömür boyu keyifle bakılabiliyor. Ben bile, çektiğim fotoğraflara dönüp dönüp bakıyorum.

Bu durumda bütçeniz elveriyorsa iyi bir fotoğrafçı ile çalışmak iyi fikir.İnternete girdiniz, bir sürü fotoğrafçı…

Şimdi  düğün listenizi bir kenara bırakın ve fotoğrafa yoğunlaşalım (listenin geri kalanına hiç bulaşmak istemem doğrusu!).

Burada yazıyı okumaya bir ara verin; ve sizi 2 tane siteye götüreceğim. Türkiye’den tek üyesi ben olan bir organizasyon WPJA (Wedding Photo Journalism Assc.)”. Buradaki özellikle yarışma fotoğraflarına bir bakın.

1. link: http://www.wpja.com/

2. link:  http://www.agwpja.com/index.php

Harikalar değil mi???

Peki böyle fotoğrafları çeken fotoğrafçıları nasıl bulacağım sorusu gündeme geliyor.  Alçakgönüllü olmayacağım, ben çekerim (benim fotoğraflarım için: http://www.photo-latte.com/weddings/index.html ) Ama size genel bir rehber sunmak da istiyorum:

1.  Başınıza gelecekler ve fotoğrafçı seçimi

Şimdi ne yaparsanız yapın mekan fotoğrafçılarından kaçış yok, zaten olmasın da. Onlar, fotoğraf ile ilgili çok önemli bir misyonu gerçekleştiriyorlar. Ben yapamam vallahi, bütün masaların fotoğrafları, dans fotoğrafları çekilip o gece basılacak. Çok zor. Bu sayede, sizin fotoğrafçınız size kalıyor. AMAAAAAA….

Evet “ama”. Mekan fotoğrafçıları mekana ciddi paralar verdikleri için benim gibileri orada görmek istemiyorlar. Nikah öncesi çekimlere karışmıyorlar ama nikah töreni ve sonrası sizi istemiyorlar. Her defasında benim başıma geldi. Bazı çiftler “sizi davetli listesine koyarız” sorun olmaz, olursa da bize söyleyin diyorlar. Ne yapayım yani, siz pastanızı keserken adam bana “Çekme!” diyor, gelip yanına sorun var mı diyeyim. Benim burada tercihim, mekan fotoğrafçıları ile önceden konuşmak (benim konuşmam). Onlara, sadece “o anları” yakalamak istediğimi, grup fotoğrafları çekmeyeceğimi, sayılı fotoğraf çekeceğimi, dilerlerse fotoğraflarıma bakabileceklerini, gelin ve damada fokus olacağımı söylemek. Eğer kabul görmüyorsa, nikah sırasında çekmemek.

Fotoğrafçı seçimine gelecek olursak;

Söylemesem de yapacağınız şey, internete dalmak portföylere bakmak… Ardında fiyatlar alıp fotoğrafçı listesinizi küçültmek. Bu süreçte kapıcısından, şöförüne herkes size bol sıfırlı dolar gözüyle baktığı ve kapris yapar. Bazı fotoğrafçılar sanki moda fotoğrafı çeker gibi ortama stres yayar. Sizi rahatlatan, meditasyon hocası kıvamında seçin fotoğrafçınızı.

Ardından fotoğrafçı adaylarıyla telefonla, daha iyisi yüzyüze konuşun. Herkes iyi bir websitesi yapabilir, sizi aldatmasın. Başkalarının fotoğraflarını koyan fotoğrafçılar biliyorum, dikkat! Ne tip fotoğraflar istiyorsunuz, fotoğrafçınız onları çekecek birisine benziyor mu? Bunun dışında bu noktada kalbinizi dinleyin, özel bir önerim yok. Hangisine ısındıysanız onu seçin. Seçtiğiniz fotoğrafçı ile bir takvim belirleyin. Takvimizin şöyle olmalı: İnternetten seçtiğiniz, beğendiğiniz fotoğraflara beraber bakın, düğün öncesi benzer saatte (ışık için önemli) mekanı ziyaret edin, çekim gününü planlayın (saat 6:00’da mekanda buluşma, 7’ye kadar şuralarda çekim 7:30 konuklar 8:00 nikah gibi..).

2. Ne istediğinizi biliyor musunuz? Bilseniz iyi olur!

Siz ne tip fotoğraflar istiyorsunuz? İnternette araştırma yapın, bilgisayarınıza kaydedin ve fotoğrafçınızla çalışın, kendisinin çekip çekemeyeceğini sorun.  Kesinlikle fotoğrafçının önerilerini dinleyin, bazen çok çılgın fikirleri olabiliyor (Örneğin: düğün sonrası denizin içinde fotoğraf çektirmek isteyen varsa beni arasın!!! ciddiyim.) Tamamen fotoğrafçıya bırakırsanız, sonuç sizi pek tatmin etmeyebilir. Prova günü hatta çekim günü için, Fotoğrafçınızdan pozların listesini getirmesini talep edin. Ben, genelde aşağıdaki gibi bir check list ile çekime gidiyorum:

photo latte checklist

Genel olarak seçenekler:

Düğün günü sabahtan damadın evine kısa süreliğine uğrayıp, sonra gelinin evine geçmek mantıklı oluyor. Damadın hazırlığı genelde traş dahil 15dk sürüyor :) Bu aynı zamanda aile yakınlarıyla da kaynaşmayı sağlıyor. Gelinin evi çoğu zaman bir kaos! Ama fotoğraf için mükemmel bir ortam. Fotoğrafçınızla anlaşın, çekilmek istemediğiniz anlar için kendi aranızda basit bir işaret geliştirin; yoksa o herşeyi çekmek isteyecektir. Evde bol bol makyaj, gelinlik, diğer detayları çektirin (yüzük, ayakkabı vs.) Ayakkabı altına imza atarken…Gelinliğinizi giyinmeden mutlaka tek başına duvara asarak çektirin. O ev sizin için çok önemli değil mi? Anne evi, baba ocağı…evde de hatıra fotoğrafları çektirebilirsiniz. Duygusal olmaktan kaçınmayın. Biraz da fotoğrafçınıza izin verin dolaşsın ortalıkta, istediğini çeksin. İstemedikleriniz olursa silmesini söyleyebilirsiniz.

Basit bir liste (bunlar hep doğal çekim, sakın poz vermeyin):

1. Gelinlik ve Damatlık detayları.

2. Buket, yüzük, ayakkabı, davetiye, evlilik yemini vs. detaylar.

3. Makyajınız yapılırken detaylar.

4. Aileniz sizi giydirirken, ve giyinme sonrası

5. Kapıdan çıkarken, arabaya binerken.

6. Arabanın içinde (burada arabanın civarında fotoğrafçınıza biraz vakit verin)

7. Aileyle özel anlar…(burası artık şansa bağlı)

8. Davetlilerle… (kesinlikle doğal)

9. Davetin detayları…

10. İlk Dans…

11. Ve Fotoğrafçınıza güvenin, yaratıcılığını konuştursun!

ÖNEMLİ NOT: Fotoğrafçınıza ekipmanını sorun (Genelde fotoğrafçılar tek objektifle geliyor çekimlere. Örneğin ben 4 objektif kullanıyorum. Dramatik kareler için MUTLAKA geniş açı ve detaylar için makro gerekiyor.

İkinci Yazı için TIKLAYIN:

3. Çekimin zamanı (öncesi, günü ve sonrası)

4. Pozlu mu?/ Pozsuz mu? ve olası pozlar

5. Fotoğraflarınızı nasıl istersiniz?

6. Düğün Blog’u (bence iyi fikir)

7. Websiteniz

8. Yeni bir konsept: Bağış