Tag Archives: doğum fotografı

Eyvah, arkadaşım beni doğum fotoğrafı için çağırdı?

Kaya Bebek

Merhaba,

Yazımdan önce, vakti olmayanlara kısa bir rehber yazmak istedim:

Unutmadan, sırayla olacaklar:

  • Kesinlikle haftalar önceden doktorun ve ilgili hastanenin sizin doğuma girmenize izin vereceğinden emin olun.
  • Anne ve Baba ile daha çok ne tip fotoğraflar istediklerini önceden konuşmaya çalışın, ve onlara odaklanın. Bazıları Bebeğin kanlı halinin fotoğrafını istemeyebiliyor.
  • Anne ve baba adayı odaya yerleşir, bu doğumdan 1-2 saat önce oluyor genelde. O sırada, onların gelişini,  Annenin hamile halini ve odadaki diğer detayları (şeker, çiçek vs.), heyecanı çekebilirsiniz. Ama abartmayın, öncelik onlarda!  Bir süre sonra doktorlar girip çıkmaya başlayınca, stres artıyor. Fotoğrafçı olarak onları rahatlatma tribine girmeyin, haddinizi bilin, komik duruma düşmeyin (doğuma gireceksin, seni fotoğrafçı rahatlatıyor, var mı böyle birşey).
  • Sonra, önce anneyi ameliyathaneye alıyorlar, sonra da sizi bir güzel giydiriyorlar, doktor dizilerindeki gibi.
  • Bekleme odasındaki birkaç doktor geyiğinden sonra sizi de çağırıyorlar. Bir giriyorsunuz ortam şahane :)
  • Sonra bir köşede doktorun size çekebilirsiniz demesini bekliyorsunuz, ve mucize kareler geliyor. Detayları aşağıda.
  • Sonra bebek kata çıkıyor, babanın o hali, akrabalar, yakınlar; çekmeye değer.
  • Bebek odaya girdikten ve anne ayıldıktan sonrası biraz stresli. Zira birçok annede “sütüm gelecek mi?” endişesi oluyor. Fırsatını bulup odada da birkaç fotograf çekebilirseniz çok iyi olur.

Oğlum Efe’nin doğumuna değil ama çok yakın bir arkadaşımınkine girdim.

Öncelike doğum fotografı, atla deve değil :) Tabii ki ameliyat ortamından korkmuyorsanız. Çünkü, resmen stüdyo gibi muhteşem bir ışık var içeride. Eğer bir SLR makinanız varsa ilk iş 50mm objektif edinin (lens aleminin en ucuzlarından birisidir ama portre ve insan fotografı için olmazsa olmazdır).
Diyaframı F:1.8’i ayarlayın ve Aperture Priority Mode’da çekim yapın (Nikon için “A”). Ameliyathanede bol bol vaktiniz olacaktır, ortam o kadar da stresli bir ortam değil. Uzaktan deneme çekimleri yapın ki perde hızınız en az 1/100sn olmalıdır. Değilse ISO’yu artırın. Ve biliyorsanız Braketing kullanın (bilmiyorsanız bana mail atın :) , yani ardarda farklı hızlarda otomatik çekim yapın, ki doğru ışığı garantileyin).

Doktorlar söyleyene kadar bir köşede bekleyin. Önceden, Doktora çekimi nerede ilk yapabileceğinizi sorun ve bebek çıkar çıkmaz, hangi rotadan ve BAYILMADAN oraya ulaşabileceğinizi tasarlayın…Ameliyatı hiiiç merak etmeyin; bir de sizinle uğraşmasınlar. En sağlam adam bile bayılıyor, aman dikkat!  Arkadaşımla önce hangimiz bayılacağız diye espri yapıyorduk, ben bakmıyordum, o da. Hatta bir ara sırtımı döndüm. Ameliyathanenin kapısından dışarı bakarsam en güvenlisi olacağını tahmin ettim ki…Kapının camından, 1-2 saniye ameliyatın bütün detaylarını gördüm. Ama merak etmeyin bayılmadım.

Bebek, genelde ilk olarak bir doktorun elinde başaşağı çıkıyor ve hafif kanlı oluyor (hafif??!!!??). Fotoğraf aşkı ile oraya fazla yaklaşmayın, ama o anı da kaçırmayın. Kırmızılıkları, daha sonra “kırmızı filtre” ile yok edebilirsiniz (hem de Picasa ile, çok basit). Daha sonra bebeği annenin yanına verebiliyorlar, o anları da kaçırmayın ve annenin yanına nasıl gideceğinizi planlayın. Çekim yaptığınız eşiniz ya da en yakın arkadaşınız dahi olsa, unutmayın orası bir ameliyathane ve yakınınız risk altında, saçmalamayın:) Ha bir de sağa sola dokunmak  yarım metreden yakınlaşmak yok.

Biliyorsunuzdur, bu işi profesyonel olarak bebek hemşiresi bir bayan başlattı, sonra da ekibiyle devam ediyor. Paketler falan var, onbeş fotograf bir album sonra eve geliyoruz falan diye. Çok işleri olduğu için fotograf sayısı sınırlı ,bence saçma. Onlara nasıl ciddi bir maliyeti var ki? Bu fotograflar insanın hayatında birkez oluyor, niye sınır koyuyorsunuz??? Dikkatimi çeken bir diğer konu da, bu işi profesyonelce yapanların fotoğraflarıyla çok oynanmış oluyor, üzerinde bir flu bulut koyuyorlar sanki (Light Room yazılımında, clarity’yi azaltarak çok kolay yapılabiliyor), fakat bana fotoğraf doğallıkan çıkıyor gibi geliyor. Bu resmen çok anlamlı bir belgesel fotoğrafı, rüya alemi ya da romantik bir an değil ki?

Son olarak, çok yakından benzer bir olay yaşamış birisi olarak;
LÜTFEN kapınıza, bebeğin doğum fotograflarını ASMAYIN. Unutmayın o kat, sadece yeni ve sağlıklı doğum yapan kadınların değil birçok hastanın katı. Bunlar arasında çocuğu olamayanlar, ağır ameliyat geçirenler, bebeği yoğun bakımda olanlar var. Çok istiyorsanız, kapınızın içine asın! hem nazardan da korumuş olursunuz 😉

Ha bir de, doktorlar odasında; “genelde minyon kızcağızlar giriyor doğuma, hangi anne sizi ister ki?” diyen adın bilmediğim bayan doktoru da sevgiyle anıyorum. Çekim boyunca, Anneye ait hiçbirşey görmedim, taa ki bebeği yanına verene kadar. O zaman da sadece, başını gördüm, ortam zaten müsait değil. Bu arada, orada, herşeye fazlasıyla şahit olan neredeyse 10 kişi var :)

“The photograph itself doesn’t interest me. I want only to capture a minute part of reality.
Henri Cartier-Bresson

Hoşçakalın,
Serkan
e-mail