Peki bir düğün günü fotoğrafçısı ne ister? :)

Merhaba,

Bu aralar tam düğün sezonu. Haliyle konular hep düğün fotoğrafları üzerine. Kahve sıcak, yanında Tariş’in yeni çıkarttığı incirli drajeler…

Daha önceki yazılardan düğün fotoğrafçınızı seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini yazmıştım, fakat şunu farkettim; harika kareler için fotoğrafçının ne istediği de çok önemli; o zaman cesurca yazayım…Umarım fazla gaza gelmem.

Damla_photo-latte.com_001-5 Damla_photo-latte.com_001-13

Öncelikle fotoğrafçı (en azından ben), harika kareler çıksın ister. Hukukçu değilim ama sevdiğim bir terim var “şekil şartı”. Çiftin şekil şartları yerine getirilmiş olacak. Yani, saç, makyaj gelinlik, damatlık tamam. Ayakkabılar temiz, bakımlı, şık…Yani bunları yazmak istemiyorum aslında, ve şekil şartlarını yerine getirilmiş kabul ediyorum. İnanın, çekime gittiğinizde zaman zaman öyle saç, makyaj vs. oluyor ki, ne iştah kalıyor ne bişey. Zaman zaman karıştığım da oluyor…

Sıklıkla rastladığım problem, fotoğrafa yeterli vaktin kalmaması. Gelinler (genelde programı onlar yapıyor), mecburen fotoğrafa en son vakit ayırıyorlar, herşey hazır olduktan sonra. Fakat, Kuaför yarım saat geç gelip, 15 dakika işini geç bitirince, üzerine makyöz uzatınca (buralara gelin kaprisini hiç eklemiyorum, en doğal hak) Fotoğrafa 15 dakika kaldığı oluyor. Bir defasında, bikah görevlisine biz 30dk takmıştık :)) Önerim en az 1.5 saat ayırmak. Mümkünse öncesinde beraber mekanı dolaşmak.

Diğer konu fotoğrafçıyla olan mesafe (metrelerden bahsetmiyorum tabii ki). Ben tanışma toplantılarında mutlaka belirtiyorum; ben sizin izin verdiğiniz sürece sizin gölgeniz gibi olacağım. Beni istemediğiniz zaman kısaca “uza” diyebilirsiniz. Yani, fotoğrafçının makyöz, kuaför gibi bir sırası olmasın; herşeyi çeksin. Ben şunu da belirtiyorum; bütün fotoğrafları önce siz göreceksiniz. İstediğinizi sonsuza kadar silebilirsiniz.

Bu işte neşe, ve kooperasyon en önemlisi. Buradaki ilişki Kadındoğum uzmanı ile anne adayı arasındaki gibi oluyor genelde. Yani, sizin en önemli gününüz, sizin dışınızdaki insanlar için herhangi bir gün. Bu sebeple, tavsiyem neşenizi, keyfinizi hiç bişey kaçıramasın. Tabii neşeyi artırmak adına yardımcı unsurlar kullanmak serbest 😉 abartmamak şartıyla :)

SDU_5683

Fotoğrafçınız profesyonel olabilir ama siz değilsiniz. Haliyle, benim hayalimdeki gelin, en doğal gelindir. Ve tüm doğal hallerinin çekilmesine izin veren gelindir. Zaten çekimler sonrası ilk fotoğrafı o görecek; beğenmediğini siler! Poz vermek dünyanın en zor işlerinden. İlla pozlu kareler de istiyorsanız, ki bir kısmı mecburen öyle oluyor; ödevini çalışmış gelinlerle daha iyi sonuç alıyorum. Yani, interneti hallaç pamuğu gibi atmış, beğendiği fotoğrafları biriktirip fotoğrafçısı ile paylaşmış hatta pozlara çalışmış gelin…(eğer pozlu istiyorsa).

Size aynı çiftin pozlu ve doğal iki karesini göstermek istiyorum, karar sizin!

Sukran-Baris_photo-latte.com_-207 Sukran-Baris_photo-latte.com_-211

Dün, Ceren ve Ozan ile tanıştım, bu yaz Çeşme’de evleniyorlar. Evlerinin bahçesinde, 70-80 kişilik samimi, sade bir davet. Bahçe gerçek bir bahçe, yani içinde keçiler tavukar var :) Fotoğraf işini bana bıraktılar, yani birkaç pozlu fotoğraftan sonra; herşey doğal olacak. Ceren ile de bazı konsept çekimler yapacağız. Aslında en ideal çekim ortamı. Açık hava, az ve samimi insan, telaş yok, stres yok.

lusi_semih (color_full res._photographer_serkan@photo-latte.com)_348

Zaman dedik, pozlar dedik… Sırada, damadın motivasyonu. Bunu da gelinle beraber çözmek gerekiyor, bunun için ideal çift mümkünse tanışma toplantısına beraber gelmeli. Keyifli hatta komik bir toplantı oluyor genelde. Eh zaten tahmin edersiniz bende sıkı malzeme var :) Sonrasında, çekim günü herşey daha rahat gerçekleşiyor. İnanın sadece tanışmak için, Kıbrıs’a günübirlik gittiğim oldu. Zaman zaman bazı damatlar gergin olabiliyor, çünkü onlara aptal pozlar verdirileceğini düşünüyorlar. Tanışma toplantısında “o an” karelerini görünce, yelkenler biraz suya iniyor. Ozan’a söz verdim, sadece en iyi karelerini çekeceğim :)

Unutmayın, düğünden geriye baktığınızda sadece fotoğraflar kalıyor!

Sonuç olarak, evet düğün çok önemli bir gün:

Güzel olmalı, neşeli olmalı, eğlenmeli, keyfini çıkartmalı, bol bol ağlamalı, sarılmalı…

Stresi abartmamalı, bağırıp çağrınmamalı, “dans figürlerini unutacağım” diye delirmemeli, çevredekileri kırmamalı, kırılmamalı, ağlamayı da abartmamalı :) ama yeni tabirle “Bridezilla” olmamalı.

Hoşçakalın,

Serkan

Leave a Reply

Your email address will not be published.