Ali & Saadet Düğün Günü (Radisson Ortaköy & Fransız Bahçeleri)

 

Yazın bütün o koşturmacasınnda sonra, geçen hafta Saadet’ten bir mail aldım: “Hani bizim hikayemiz?” diye…Aa resmen unutmuşum. Tabii bu “Aa”, “Aaa aaaa aaa”lara dönüştü, yazacak çok hikaye var…

Gamze’lerin düğününden sonra Pfizer’in kadrolu fotoğrafçısı olmuştum artık. Ali de, Pfizer’den. İlk İstinyepark’ta buluştuk, çayımızı kahvemizi içtik, tanıştık, birbirimize ısındık.

Arkadaşlar hep söylüyorum, fotoğraf öyle kolay bir iş değil, çekmesi kolay ama o sıcaklığı nasıl yakalayacaksın? muhabbetle.

Nişanlılık karelerini de, Fransız Bahçeleri’nde çektik, aynı zamanda düğün mekanı. Aşağıdaki tonlamayı özellikle seçtim, ne dersiniz?

saadet_ali_0991

Saadet’in ciddi bir endişesi vardı: Ali ve fotoğraf!!! Çiftlerin %90’ında oluyor zaten. Erkek tarafımız malesef “tutuk” oluyor…Diye düşünürken, geyiğe bile gerek kalmadan, işte karşınızda Ali Gülümseme ve Saadet.

 

saadet_ali_0980  saadet_ali_0999

saadet_ali_0981

saadet_ali_1011 saadet_ali_0996

saadet_ali_0983 

Evet, sonlara doğru Ali bu haldeydi ve “Abi çok keyifliymiş ya” dediğini  hiç unutmuyorum…

Güzel bir yaz sabahı, düğün günü Bağdat Caddesi’nde buluştuk. Hazırlıklar başladı!

saadet_ali_364 saadet_ali_365

saadet_ali_039 saadet_ali_170

 

Kuaför işleri bitince, rotamız Radisson SAS Otel Ortaköy, hazırlıklar orada devam etti.

 

saadet_ali_394 “Abi bu papyon  nasıl takılıyordu..?”

saadet_ali_395“Dur abi ben takayım…”

 

saadet_ali_396 “Şunun altından geçiriyosun…içinden miydi?”

 

“…Saaaa-deeeeeet”

saadet_ali_397  saadet_ali_398

Tabii “sizin hazırlanmanız 2-3 saat sürer” diyen Ali, “süt dökmüş kediye döndü…Arkadaşlar hep diyorum, bari papyonunuzu bi kez prova edin Gülümseme

 

Boğaza Karşı bir odamız var boş durur muyuz?

 

saadet_ali_403

saadet_ali_407

 

Saadet’in harika bir sürprizi vardı Ali’ye. Ne kadar hatıraları varsa, toparlayıp harika bir video hazırlamış…Ali tabii şok, sevinç, aşk hepsi bir arada! Sıcaktan terlediğini söylüyor ama, gözlerinden terleyen ilk insan Gülümseme

saadet_ali_114

 

Buradaki hazırlıklıklar da bitti, ve 50’lerden bir düğün arabasıyla Fransız Bahçeleri’ne doğru yola koyulduk.

saadet_ali_194

Provasını yaptığımız çekimler, gerçek oldu.

 saadet_ali_237saadet_ali_430 saadet_ali_431

saadet_ali_239

saadet_ali_241

saadet_ali_432

Son olarak:

Anlatmadan edemeyeceğim, çok komik bir olay oldu Gülümseme

Mekanın da fotoğrafçısı var, grup fotoğrafları falan çekiyor. Grup toplanmış, aile büyükleri falan. Herkes sessizlik ve ciddiyetle poz veriyor. O sırada fotoğrafçı (kim olduğu önemli değil –Ali de değil) Fotoğrafçı “…Siz, lütfen cepteki o şişkinliği alalım..” diyor. Arkadaşımız “yok yok sorun değil" diyor, çünkü cepte sigara paketi var, ve büyüklere çaktırmamaya çalışıyor. Ama fotoğrafçı da inatçı ”alalım o şişliği…” Babası yan gözle "ve fısıltıyla “tamam oğlum, hallet” diyor, ve yanılmıyorsam paketi değil komple ceketi çıkartıyor Gülümseme. KArdeşim, ne bulaşıyorsun çocuğa! Sanki, hanedan karesi çekiyorsun…

saadet_ali_447

 

Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine…! Saadet, Ali ömür boyu mutlulukar; sıcak dostluğunuz ve misafirperverliğiniz için de sonsuz teşekkürler.

Serkan

Kıbrıs Korineum düğün günü fotoğrafları

(Fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayın).

Başlamadan önce Blog üzerinden gelen bazı sorulara cevap vermek isterim.  sorulardan birisi “O düğünden bütün kareler bunlar mı?”, cevaba gerek yok herhalde; tabii ki değil. Genelde 500-750 civarı kare teslim ediyorum ve izin almadan çiftlerin “çok özel” karelerini, burada yayınlamıyorum. Tabii ki çiftlere ait onlara fotoğraf oluyor, merak etmeyin :)

Bu yazıyla beraber,  artık sizin favorinizin hangisi olduğunu bekliyorum, favorinizi aşağıdaki yorum kısmına yazar mısınız?

Onbinlerce kare çekmiş bir fotoğrafçıyı en çok “yeni” bir fotoğraf, yep yeni bir açı heyecanlandırabilir. Bilmem sizi heyecanlandıracak mı, ama ben çekerken “işte portföye yeni bir kare” dedim. Takdir edersiniz ki, bu her düğünde olmayabiliyor.

(1)

SDU_3438-2

(bahsettiğim kare bu değil, bu da düğün gününün bana göre top 5’inde).

Bir düğün fotoğrafçısının, “çiftin özel gününün kareleri” ile “fotoğraf sanatı kareleri”ni iyi ayırt etmesi, onları mağdur etmemesi gerekiyor. Bu işin başında, bu tip acemilikler yapmadım değil; eğer siz de yenice başlamış birisiyle çalışacaksanız; mutlaka size özel kareleri garanti etmesini sağlayın. Örneğin, yukarıdaki kare için, “yüzüm hiç görünmüyor, beğenmedim” denilebilir :) Merak etmeyin, yüzü görünen versiyonları da var, bir sürü. Rüzgar görünce, durmadan çekiyorum.

(2)

SDU_3263-1

Ayşegül, gözü yaşlı gelinlerden…O gün herşey onun gözlerini sulandırabilirdi, ve öyle de oldu zaten. Hele, annesiyle bir araya gelmesinler; kendileri gibi herkesi de ağlatmaya başlıyorlardı. Daha komiği, bu durum makyözün sinirlerini bozmaya başlamıştı :)

böyle bir durumu sezdiğiniz anda, fotoğrafçılara tavsiyem 50mm 1.8’i yakınınızda bulundırmanız.

Neyse, bugünüe kadar genelde hep açık renk buket görmüştüm; Ayşegül’ünki bence 1 numaraya yükseldi. Tabii ki zevkler tartışılmaz, ama ben olaya fotoğraf açısından bakıyorum, Ayşegül’ün buketi çok iyi kontrast veriyordu.

(3)

1011_www.photo-latte.com_aysegul_emre

Ve Hazırlıklar…

(4) (5)

(6) (7)

(8)

(9) (10)

1012_www.photo-latte.com_aysegul_emre 1013_www.photo-latte.com_aysegul_emre

1017_www.photo-latte.com_aysegul_emre1008_www.photo-latte.com_aysegul_emre

1009_www.photo-latte.com_aysegul_emre

1027_www.photo-latte.com_aysegul_emreSDU_3128

Bu arada, Ayşegül de, Emre de Kıbrıs’ın bilinen avukatlarından. Haliyle, davetliler de biraz ağır oluyor. Başbakan, bazı bakanlar, adanın önde gelenleri davetteydi. Ama, Kıbrıs’ın öyle bir havası var ki, Başbakan bile olsa, herşey,  limonata havasında, çok keyifli. eskiden beridir, “ada”ları severim. “Ada insanı olmak” ile ilgili de bazı yazılar okumuştum, ve etkilenmiştim. Kıbrıs’ı da bu sebeple çok sevmeye başladım.

Neyse klasik olarak hazırlıklar sonrası, dış çekimlere başladık. Korineum bu iş için harika bir yer.

(11) (12)

(13) (14)

(15) (16)

SDU_3392 SDU_3312

SDU_33151046_www.photo-latte.com_aysegul_emre

1040_www.photo-latte.com_aysegul_emre SDU_3365

Nikah Töreni, bir Korineum klasiği, –tam gün batarken-…

(17) (18)

SDU_3567 SDU_3525

Ve düğünden birkaç kareler…

(19) (20)

SDU_3737 SDU_3725

Evet, başta bahsettiğim kare bu. Bir diğer alternatifi de aşağıdaki.

(21)

SDU_4102

(22)

SDU_4104

Beğenilerinize,

Serkan

Sonia & Charles @ The House Hotel Bosphorus Ortaköy

Herkese selam,

Ekim’de kafa izni verdim kendimeGülümseme

Bu yazın düğün işleri bittikçe ben de yavaş yavaş Blog’a yazılar eklemeye başlayacağım.

Sıradaki çiftimiz Sonia & Charles. Hikayeleri bir yana, The House Hotel Bosphorus’un ilk resmi düğününü/nikahını gerçekleştirdiler. E ben de o mekanın ilk fotoğrafçısı oldum GülümsemeGülümseme

 

Çekimlere hazırlıklar öncesi, Ortaköy’de ısınma turlarıyla başladık.

sonia-charles_0071sonia-charles_0028sonia-charles_0055

 

“Isınma çekimleri” çok çok önemli, eğer vakit ve nakit varsa tabii.  Çünkü, gelinlik ve damatlık giyindikten sonra öyle bir ağırlık ve stres çöküyor ki, bi de kameraya ısınmayla uğraşmak; zaman zaman zorlayabiliyor. Fakat, görüldüğü gibi Sonia da , Charles da; ısınık gelmişler Gülümseme

 

Pek göstermiyorlar, fakat her ikisi de Amerikan Ordusu’nda asker, rütbeli falan yani Gülümseme Çalıştıkları bölgeye en yakın, adam gibi evlenilecek İstanbul’u bulmuşlar; ne de iyi etmişler.

Tabii ki ardından hazırlıklar:

 

sonia-charles_0120 Bir noktayı belirtmem lazım, Charles’ın elindeki meşhur Arslan sütümüzü ben vermedim, güneş batmadan içmek adetim değildirGöz kırpan gülümseme

Fakat ilginç olan, Charles’ın bizim sokak damak zevkimize hayran olması. Yani inanmayacaksınız; adam işkembeden, midyeye; kokoreçten, lokmaya herşeyi biliyor ve seviyor.

Charles Rakısını alıp ortaköy manzarasına doğru içerken, Sonia da, hazırlıklara devam etti.

 

 

 

sonia-charles_0124sonia-charles_0172

ve klasik, Charles da son 5dk. kala hazırlıklarına başladı Gülümseme

sonia-charles_0159sonia-charles_0164

 

Ve çiftimiz HAZIR!

sonia-charles_0315sonia-charles_0185

Buradan The House Hotel yönetimine çok teşekkür etmek istiyorum, harika kareler için bize geceliği binlerce Euro olan Kral Dairesi’ini açtılar!

sonia-charles_0370sonia-charles_0382sonia-charles_0393sonia-charles_0404sonia-charles_0414

 

ve Törenden bir kare:

Ha, unutmadan, malesef törene sevdiklerinden katılabilen olmadı. Hayatımda çektiğim en Sakin ve bir o kadar keyifli günlerden birisydi.

sonia-charles_0297

 

Herşey bittikten sonraki “rahatlama”yı siz de görebiliyor musunuz? Gülümseme

sonia-charles_0423

 

Teşekkürler Sonia & Charles,

Serkan

Photo Latte Facebook sayfası çok daha hızlı güncelleniyor, Yazısı yazılmamış birçok düğünden kareleri görebilirsiniz,

photo latte facebook shortlink: http://goo.gl/egzow

Penny & Hooman (wedding destination Kalkan TURKEY)

 

Herkese Selam,

Epeydir yazmıyordum, elim kaşındı ben de “artık bişeyler yaz blog’a“ diye yorumladım Gülümseme

index

Penny ve Hooman Mart ayında beni aradılar, ve temmuz ortasında Kalkan’daki süper lüks villa “White Lodge”da evlendiler.

İkisi de Kanadalı psikiatr. Hooman İran asıllı, Penny’nin d ekökler İskoçya’ya dayanıyor. Herhalde İranlı konuklarında geleceğini düşünerek Türkiye’yi seçmişler, iyi de etmişler. Kalkan’da kocaman bir villa, epey bir arkadaş / akraba…doluşmuşlar; keyifli bir hafta ve sonunda düğün!

Düğün sabahı Kaş Evlendirme dairesinde buluştuk. Herşeyi kitabına göre yapmak istiyorlardı.

SDU_6343SDU_6363

Bir de yardımcıları vardı, senelerdir Fethiye’de yaşan bir ingiliz. Görevini harika yerine getirdi, adım adım yönlendirdi, hatta nikah memurunun tavsiyesini dahi elinden geldiğince çevirdi GülümsemeMemur da biraz şaşkındı tabii, bu tip nikahlar pek sık olmuyordur.

Bugüne kadar çektiğim bütün yabancı düğünlerde, arkadaş ve akrabalar neredeyse herşeyü üstlendiler: Çiçek, makyaj, saç, ütü, getir-götür aklınıza ne gelirse…Aşağıdaki kare herşeyi anlatıyor aslında Gülümseme

SDU_6455

 

Güne önce nikahla sonra da bitmek bilmeyen hazırlıklarla devam ettik. Devamlı koşturmaca…Tabii elektriğin kesilmesi, 40 derecede klimasız, susuz kalmak “priceless”.

Tek derdimiz sıcaktı, onun dışında herşey keyifliydi. Penny’nin hazırlanması o kadar sürdü ki, akrabalara kısa bir fotoğrafçılık kursu bile verdim yani.

 

 

SDU_6393SDU_6542

 

Bu arada Hooman, maşallah çok rahat yani.

SDU_6479

Sordum herkes, bu kadar yoğunken bu sakinlik nereden diye, cevap basitti: “We know the right medicationGülümseme” (kullanılacak doğru ilacı biliyoruz Gülümseme).

 

Hazırlıklar biter ve Penny Kapıdan görünür!

SDU_6576

 

Hazırlıklar tamam, konuklar hazır….ve Tören!

D7K_2795D7K_2797

SDU_6601

Tören tek kelimeyle harikaydı…Bu görüntüye bakarak “dini nikah” havasına kapılmayın. Tek kelime edilmedi, am ao kadar anlamlı konuşmalar vardı ki? Öncelikle törene gelemeyenler, vefat edenler tek tek anıldı. Hayat hakkında, Mevlana’dan pasajlar okundu. Çocuklara nazarlıklı altın takıldı…Herkes sessiz, ciddi (yani kötümser değil, anın anlamından dolayı ciddi), öyle alkış falan da yok damat gelini öpene kadar! Benim bile gözlerim doldu.

 

“And I pronounce you, Husband & Wife…You may kiss the bride”

SDU_6637_1SDU_6668

SDU_6715

Again and again GülümsemeGülümseme

SDU_6721

Bir d eufaklığımız vardı, Penny’nin kızı…Düğünün her aşamasında önemli görevleri vardı. Fotoğraflar arasında kaynamasın diye burada belirtmek istedim, henüz okuma bilmediği için ona resimlerden oluşan bir konuşma yapmışlar, Çok Harikaydı, heyecanlıydı ve herkesi ağlattı! “Dear Penny & Hooman, you are so special to me…” ile başlıyordu ve 3 sayfaydı.

SDU_6830

 

Haaaa bir de, Hooman, çok esprili bir sunum yaptı! Penny, İkoçya’dan Hooman’da İrandan olunca iki halkın ne kadar benzediğini göstermek için aşağıdaki slide’ı hazırlamış Gülümseme

SDU_6846

 

Beğenilerinize!

Serkan

Ilke ve Eral’ın “yeşil” düğünü (Kıbrıs Korineum ’da düğün günü ve fotoğrafları)

(Fotoğrafların büyük hali için üzerine tıklayın, photo latte fotoğraflar için: www.photo-latte.com)

Favori fotoğrafımla başlayayım:

SDU_7857

 

Cumartesi sabahı 4:30’da kalkıp, sessizce evden çıktım.

SDU_7535 SDU_7538

Ilke’nin bana verdiği çok önemli bir görev vardı: Havalimanında orkestra bulunacak, sağda solda uyuya kalmışlarsa uyandırılacaklar. Çünkü bir gece önce de çalmışlar. Düğün öyle birşey ki, istediğiniz kadar planlayın; mutlaka bişeyler ters gidebiliyor; çünkü "insan"larla berabersiniz malesef. Bazen yolda kalan bir gelin arabası, ya da hiiiiç beklenmedik tarzda bir buket; bazen nikahı terkeden kayınvalide…(based on true stories).

Neyse, fellik fellik dolanırken elinde flüt çantası ile birisini gördüm; ve o kadar emindim ki. "Ilke’lerin düğününe değil mi?" diye atladım. Öyle bir baktı ki adam bana; muhtemelen saygın bir sanatçıydı, gene de kibarca "hayır" diyebilirdi. Bir sonrakinde keman çantası vardı; ona gittim. Bu seferki gülümseyerek "hayır" dedi. Artık dedim karizmayı daha fazla çizdirmenin anlamı yok. Meğer Candan Erçetin’in bir açılış konseri varmış, orkestra tabii 30 kişi; iyi daha fazla devam etmemişim.

Korenium’a vardık, yol keyifliydi, hava çok sıcaktı. Ilke’leri beklerken biraz dinlendim; son hazırlıkları kontrol ettim. Golf sahasını ve doğayı gezdim; muhtemel çekimler için. Doğası harika, bir sürü golf oynayan insan. Sabahları 6’da daha kalabalık oluyormuş :)

Ilke’nin hazırlıkları başladı, etrafta arkadaşlar, akrabalar…Bir şenlik havası. Tabii "şenlik" havasına İlke’nin içtiği o limonlu şeyin katkısı oldu mu bilmiyorum :) (İlke, tarifini verirsen diğer gelinlerle de paylaşmak isterim).

Sonra Eral’a bir uğradım. Buradan bütün damatlara sesleniyorum: "Ben 5dk.’da hazırlanırım" demeyin. Herşey 5dakikada oluyor; ama kuşak ve papyon yarım saat alabiliyor. Eral’ın babası neyse ki profesyoneldi bu konuda. Kendisinin taktığı papyon da hatırası olan ve yaklaşık 50 yıllık bir papyonmuş, ne mutlu ona.

SDU_7670 SDU_7676

SDU_7707 SDU_7680 SDU_7698

 

Bir de düğünü çok özel kılan Eral’ın dedesinin 50+ yıllık arabası, yanılmıyorsam 1955 Model Wonselen marka arabası.

SDU_7626  

SDU_7531

SDU_7540

Arabayı düğüne yetiştirmek için bütün Kıbrıs seferber olmuş. Motoru şu yaptı, aynayı şu halleti ; herkes konuşuyor :) Neyse, en riskli görev tabii Eral’ın: Lefkoşa’dan Girne’ye arabayı sağsalim, hem de düğün günü getirmek. Biraz zorlanmamış değil, ama getirebildi.

Ilke’nin ve maid’lerin hazırlığı bitti bitecek. Programda hafif bir kayma var; ama dert değil. birden Eral belirdi kapıda, o ilk an:

SDU_7726

Ve Geleneklere göre nazara karşı "zeytin dalı" yakma…Dumanından ben de üzerime üzerime bol bol aldım. Çünkü bu hafta yurtdışına bir konsere gidiyoruz; açık havada, ve o tarih yağmurlu görünüyor. H abir de unutmadan, Ilke’lerde bir haftada 2-3 ayna kendiliğinden kırılmış; en son bir gece önce takılan kocaman boy aynası gecenin bir yarısı "Baaaaam"…

 

SDU_7728

Nazarları da üzerimizden attıktan sonra başladık dış çekimlere. Birer "Buggy"ye atladık, sahne bizimdi. Çekimler, tören, ilk dans, derken keyifli, akdenizli bir düğündü İlke ve Eral’ın ki.

Mutlu, sağlıklı, dip dibe bir hayat dileğiyle…

Serkan

 

SDU_7723 SDU_7520 SDU_7546 SDU_7558 SDU_7568 SDU_7651 SDU_7659  SDU_7760 SDU_7782 SDU_7786 SDU_7796 SDU_7809 SDU_7817 SDU_7825 SDU_7826 SDU_7904 SDU_7929 SDU_7940 SDU_7944 SDU_7950 SDU_7957 SDU_7980 SDU_8019 SDU_8160 SDU_8204SDU_8272

istanbul boğazı’nda eğlenceli bir çift

(Fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayın).

Genelde çekim öncesi, eğer mekan uygun değilse (ya da izin verilmiyorsa) çiftlerle “mekan seçimi” konusunda uzun uzun düşünürüz.  Tabii düğünlerin yazın ve, haftasonları olduğunu düşünürseniz (ve bir an Cumartesi Pazar, Yıldızparkı, Emirgan Parkı, çeşitli beach’lerin, sahil trafiğinin halini de eklerseniz) seçim yapmak çok zor oluyor.

Selen’in seçimi doğal ortam yerine, daha çok eski arnavut kaldırımlı ara sokaklar oldu, iyi ki de olmuş; yer ararken çok güzel (gizli) bir ara sokak bulduk. Vallahi kimseye söylemeyeceğim; cılkı çıkıyor sonra).

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_315

Neyse hazırlıklara Kanoyn’daki Harvey Nichols’ın kuaföründe başladık. Çok kibarlardı (yanlış anlamayın “kibar” demek istemedim). Kahvemizi içtik, hazırlıklar başladı. En iyi kuaförde bile, en kızdığım şey fonda “BUARADA SİGARA İÇMEK YASAKTIR, CEZASI…” yazısı. Allahtan burada yoktu, sonra uğraş dur photoshop’ta. Çok fotojenik bir kuaför; ortam şahane. Elemanlarda da ciddi bir mütevazılık var.

O kadar keyifli olunca, ben de farklı kareler için şahin gibi ortalıkta dolanmaya başladım. Ve, bu senenin en iyi 10 listesine giecek kareyi yakaladım. Ben tabii fotoğrafçılık açısından bakıyorum, Selen ne düşünür bilmiyorum :)

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_006

Orkideler, çok başarılı yerleştirildi.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_132

Ardından makyaj,

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_004

Hazırlıklar tamamlanınca, Selen’lerin evine doğru yola çıktık.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_013

Ev tam bir curcuna, süper bi ortam. Ortalıkta arkadaşlar olunca, harika oluyor.

Hem eğlenceli hem de fotograflar için süper…

Ama bazı standart kareler için de zor oluyor. Otel odası olunca nispeten daha rahat oluyor.

Evlerde, arkada ütü masası vs. :) zorlanabiliyorum. Neyse Selen’lerde öyle olmadı.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_028 www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_027

Kıvanç’ın hazırlığı da zor olmadı; tabii gene bir papyon krizi oldu ama; inanın OLMAYAN düğün yok :) Artık baştan uyarıyorum, papyon provası yapın diye. Bu arada tavsiyem Papyon’u Hugo Boss’tan almanız. Hugo Boss’taki damatlık aksesuarları da görmeye değer. Koca Beymen, papyona SARI metal takmış, çok sırıtıyor; fakat Hogu Boss’un metali siyah mattı; ve üzerinde beden ölçüleri vardı!

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_022

Hazırlıklar sonrası, “gizli mekan”a gidildi ve arkadaşlarla keyifli çekimler yaptık.

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_053

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_372

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_303

www.photo-latte.com_Selen-Kivanc_442

Tabii gene düğün çekimi için, takıldık Kalender’in fotoğrafçısına.

Adamlar, ilk dansa bile izin vermiyorlar; çekim sonrası ayrıldık.

Onlar düğüne, ben evime :)

Selen ve Kıvanç’a ömür boyu mutluluklar!

Serkan

Eski Urla’da ve Yorgo Seferis’in Otel evinde Düğün günü çekimleri

Herkese Selam,

Bu yaz, çekimler; ve çekimler arası tatil derken Blog’u biraz aksattım, kusura bakmayın. bir diğer güzel konu da, Blog’umun artık fotoğrafçılar tarafından da takip ediliyor olması, ne mutlu bana.

Bu yazki keyifli çekimlerden birisini, Zeynep ve Onur’un çekimlerini  İzmir-Urla arası yaptık. Daha doğrusu düğün gününü beraber yaşadık. Zeynep ve Onur Belçika’da yaşıyorlar; çok büyük bir tesadüf eseri, konser için gittiğimiz bu yaz, az daha Belçika’da buluşuyorduk; kısmet olmadı.

Tatilimizi ona göre planlamıştık; Efe dedesini özlemişti; Kuşadası’ndaydık. Sabah erkenden Kuşadası’ndan yola çıktım. Dildade Börek’te peynirli börek ve Koruk suyu’nu yanıma alarak keyifli bir yolculukla başladı gün.

Kuaförde buluştuk ve hazırlıklar başladı.

www.photo-latte.com_zeynep-onur_070 www.photo-latte.com_zeynep-onur_079 www.photo-latte.com_zeynep-onur_016

www.photo-latte.com_zeynep-onur_010 www.photo-latte.com_zeynep-onur_015 www.photo-latte.com_zeynep-onur_012www.photo-latte.com_zeynep-onur_017 www.photo-latte.com_zeynep-onur_002

Hazırlık aşaması keyifliydi. Zaten arkadaş, akraba çok olunca ortam çok şenlikli oluyor.

Onur’un kuaförü de yan tarafta; ben bir oraya bir buraya…Kuaför’de play station??? “Bu ne” dedim, eleman, “hastası çok” dedi. Meğersem kendisi hastasıymış. Bir oyun kahramanının dövmesini ayağına yaptırmış. Onur da az meraklı değil; traş boyunca “o oyunun orasını nasıl geçtin? bunun yenisi çıkacak” muhabbeti bitmek bilmedi. Bu arada Onur’a da full muamele. Masajından buhar banyosuna kadar…Bu arada Malatya’da askerlik yapan abisi de katıldı curcunaya. Hazırlık kısmını daha da uzatmayayım. Kuaförden önlerine gelen herkese mecburen bahşiş vererek ayrıldılar. Hem yerleşmek hem de ilk kareleri çekmek için ilk durak Crown Plaza İzmir’di.

www.photo-latte.com_zeynep-onur_022 www.photo-latte.com_zeynep-onur_168 www.photo-latte.com_zeynep-onur_150

Unuttum, Onur sağlam bir metalci ! Yüzük detayları da ona göre oldu tabii. Neyse, o sırada yurtdışından bir arkadaşlarının gönderdiği hediyeyi açtılar…Herkes şokta!

www.photo-latte.com_zeynep-onur_162

Bir post. Evirdik çevirdik; açıkçası bir anlam veremedik. En sonunda, gönderilen yerde (Norveç’ti yanılmıyorsam) bunun çok önemli bir düğün hediyesi olduğu kararına vardık. Bir süre sonra, hepimiz posta ısınmış; post, günün bir parçası olmuştı. Nasıl yapmışlarsa, yumuşacıktı. Onur, nerden buluruz bundan bir tane daha :))

Crown Plaza sonrası, Onur’ların evde biraz soluklanma ve Urla’ya yolculuk.

www.photo-latte.com_zeynep-onur_190

Urla’da ilk durak Nobel ödüllü yazar Yorgo Seferis’in eviydi. Harika bir yer. Aynı zamanda otel. ( http://www.yorgoseferis.com/ ) Önünden geçmenizi, bir kahve içmenizi tavsiye ederim. Fotoğraf çekimleri için önceden izin almıştım; bize ÇOK yardımcı oldular. Buradan onlara çok çok teşekkür ederim.

www.photo-latte.com_zeynep-onur_214 www.photo-latte.com_zeynep-onur_221

www.photo-latte.com_zeynep-onur_224

Sonrasındaçıktık sokağa…Bu kadar kalabalık bir ekip olunca, çekimler de eğlenceli geçti.

www.photo-latte.com_zeynep-onur_268

www.photo-latte.com_zeynep-onur_255 www.photo-latte.com_zeynep-onur_263

Kızlar erkekler arasında da ciddi bir rekabet başladı…

Son olarak, Oğlanlar, Zeynep’i kaldırarak poz verdi;  benim de son sözüm “Şimdi herkes ellerini bıraksın” deyince; koptuk!

www.photo-latte.com_zeynep-onur_264

Ve artık bir standart olan grup fotoğraflarından çektik.

www.photo-latte.com_zeynep-onur_041 www.photo-latte.com_zeynep-onur_040

Ekibe de yaratcılıklarından dolayı çok teşekkür ederim, buraya eklemediğim onlarca kare var!

Sonraki durak, Düğün mekanı ve tekne. Zeynep ve Onur, mekana tekne ile geleceklerdi.

www.photo-latte.com_zeynep-onur_293 www.photo-latte.com_zeynep-onur_294 www.photo-latte.com_zeynep-onur_279 www.photo-latte.com_zeynep-onur_286 www.photo-latte.com_zeynep-onur_292 Tekneye güzel ve soğuk bir araçla gittik, o sıcakta limonata gibi geldi gerçekten. tekneye bindik, ve Onur nikah Memurunu aradı, Onur’un aniden değişen yüz ifadesinden aynen şunu okudum ” Ne düğünü, bugün düğün mü var?” “memur birden uyanıyor ve neredeyse “tamam pijamaları çıkartıp, traş olup geliyorum, 15 dakikaya”. Yarım saat sonra bile memur ortada yok, haber de yoktu.

Tekne yola çıktı, sahil selamlanıp alkışlar toplandı…ve iskeleye varıldı (memur hala yok..!). www.photo-latte.com_zeynep-onur_309

İlk dans yapıldı, memur hala yok!

www.photo-latte.com_zeynep-onur_314

Ve sonunda nikah!

www.photo-latte.com_zeynep-onur_313

Sizlere de keyifli seyirler,

Serkan

Rumelifeneri’nde düğün öncesi çekimler…

Herkese tekrar selam,

Düğün sezonu açıldıya, benim de yazılar malesef bu yöne kaydı.

Herşeyden önce, düğün öncesi çekim aslında neredeyse daha mantıklı demek istiyorum. Dilediğiniz mekan sizin, düğün mekanıyla sınırlı değilsiniz. Zaman sizin; bütün gün. Stres yok, muhabbet var…Daha ne istenir ki?

Bir de İstanbul o kadar güzel bir şehir ki, dilediğiniz konseptte çekim yapacak onlarca mekan var! Rumelifeneri’nde pek çekim yapmamıştım; Damla ile Batu’yu oraya davet ettim. (Tamam, evimize 5dk. mesafede olabilir; biraz da taraflı düşünmüş olabilirim ama güzel bir yer değil mi?).

SDU_5262 SDU_5267

Hava açık gibi görünse de, felaket bir rüzgar var. Tam tarif ettiğim gibi giyinmişlerdi,  spor gelin-damat. İkisi de gayet motiveydi…ki benim için en önemlisi o. Çektiğim insanlar profesyonel model değil, pozu verdirmek yerine; havaya sokup küçük anlar yakalamak peşinde koşuyorum.

Bir taraftan da düğünlerine 2 hafta var, hasta etmek de istemiyorum. Devamlı üşüyor musun Damla ? diyorum, o da hep üşümüyorum diyor (sonunu bekleyin). Batu maşallah, ceket üstü palto ile dolaştığından ona hava hoş :)

SDU_5144 SDU_5201

Önce, Balıkçı limanındaki Medirek’e gittik, az daha Damla’yı ağlar arasında kaybediyorduk. Seneler önce orada Roke restoran vardı, Belediye yıktı (ama nedense Barınak denen ve bir kere gidip bir daha uğramadığım yer hala duruyor). Şimdi, Roke’nin eski sahibesi, derme çatma bir yer işletiyor…işi zor. Neyse, zor yolculuktan sonra oraya ulaştık ve çekimlere başladık. Bir kısmını mendirekte, bir kısmını da kalede çektik.

IMG00018-20100519-1201

İnmesi çıkması zor derken, kareler benim içime sindi. Beğendiğiniz, ve beğenmediğiniz yönlerini söylerseniz çok sevinirim.

SDU_5249 SDU_5204

SDU_5293  SDU_5309

  SDU_5292SDU_5273

SDU_5316

 

Sonrasında çekime, çok farklı çok eğlenceli bir yerde devam edecektik ki, Damla üşüdü :) Biz de, yol üzerinde Coach’s restoranda guzel bir oğlen yemeği yedik, Batu’nun kesesine bereket.

Meraklısına:

Bu çekimlerde Nikon D700 kullandım, Lens olarak da daha çok 24-70mm ve 12-24mm; ve zaman zaman gökyüüzndeki maviliği yakalamak adına da Polarize kullandım. Photoshop efektleri kullanmadım.

Bir sonraki yazım, Damla- Batu düğün günü fotoğrafları ile ilgili.

 

Hoşçakalın,

Serkan

Peki bir düğün günü fotoğrafçısı ne ister? :)

Merhaba,

Bu aralar tam düğün sezonu. Haliyle konular hep düğün fotoğrafları üzerine. Kahve sıcak, yanında Tariş’in yeni çıkarttığı incirli drajeler…

Daha önceki yazılardan düğün fotoğrafçınızı seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini yazmıştım, fakat şunu farkettim; harika kareler için fotoğrafçının ne istediği de çok önemli; o zaman cesurca yazayım…Umarım fazla gaza gelmem.

Damla_photo-latte.com_001-5 Damla_photo-latte.com_001-13

Öncelikle fotoğrafçı (en azından ben), harika kareler çıksın ister. Hukukçu değilim ama sevdiğim bir terim var “şekil şartı”. Çiftin şekil şartları yerine getirilmiş olacak. Yani, saç, makyaj gelinlik, damatlık tamam. Ayakkabılar temiz, bakımlı, şık…Yani bunları yazmak istemiyorum aslında, ve şekil şartlarını yerine getirilmiş kabul ediyorum. İnanın, çekime gittiğinizde zaman zaman öyle saç, makyaj vs. oluyor ki, ne iştah kalıyor ne bişey. Zaman zaman karıştığım da oluyor…

Sıklıkla rastladığım problem, fotoğrafa yeterli vaktin kalmaması. Gelinler (genelde programı onlar yapıyor), mecburen fotoğrafa en son vakit ayırıyorlar, herşey hazır olduktan sonra. Fakat, Kuaför yarım saat geç gelip, 15 dakika işini geç bitirince, üzerine makyöz uzatınca (buralara gelin kaprisini hiç eklemiyorum, en doğal hak) Fotoğrafa 15 dakika kaldığı oluyor. Bir defasında, bikah görevlisine biz 30dk takmıştık :)) Önerim en az 1.5 saat ayırmak. Mümkünse öncesinde beraber mekanı dolaşmak.

Diğer konu fotoğrafçıyla olan mesafe (metrelerden bahsetmiyorum tabii ki). Ben tanışma toplantılarında mutlaka belirtiyorum; ben sizin izin verdiğiniz sürece sizin gölgeniz gibi olacağım. Beni istemediğiniz zaman kısaca “uza” diyebilirsiniz. Yani, fotoğrafçının makyöz, kuaför gibi bir sırası olmasın; herşeyi çeksin. Ben şunu da belirtiyorum; bütün fotoğrafları önce siz göreceksiniz. İstediğinizi sonsuza kadar silebilirsiniz.

Bu işte neşe, ve kooperasyon en önemlisi. Buradaki ilişki Kadındoğum uzmanı ile anne adayı arasındaki gibi oluyor genelde. Yani, sizin en önemli gününüz, sizin dışınızdaki insanlar için herhangi bir gün. Bu sebeple, tavsiyem neşenizi, keyfinizi hiç bişey kaçıramasın. Tabii neşeyi artırmak adına yardımcı unsurlar kullanmak serbest 😉 abartmamak şartıyla :)

SDU_5683

Fotoğrafçınız profesyonel olabilir ama siz değilsiniz. Haliyle, benim hayalimdeki gelin, en doğal gelindir. Ve tüm doğal hallerinin çekilmesine izin veren gelindir. Zaten çekimler sonrası ilk fotoğrafı o görecek; beğenmediğini siler! Poz vermek dünyanın en zor işlerinden. İlla pozlu kareler de istiyorsanız, ki bir kısmı mecburen öyle oluyor; ödevini çalışmış gelinlerle daha iyi sonuç alıyorum. Yani, interneti hallaç pamuğu gibi atmış, beğendiği fotoğrafları biriktirip fotoğrafçısı ile paylaşmış hatta pozlara çalışmış gelin…(eğer pozlu istiyorsa).

Size aynı çiftin pozlu ve doğal iki karesini göstermek istiyorum, karar sizin!

Sukran-Baris_photo-latte.com_-207 Sukran-Baris_photo-latte.com_-211

Dün, Ceren ve Ozan ile tanıştım, bu yaz Çeşme’de evleniyorlar. Evlerinin bahçesinde, 70-80 kişilik samimi, sade bir davet. Bahçe gerçek bir bahçe, yani içinde keçiler tavukar var :) Fotoğraf işini bana bıraktılar, yani birkaç pozlu fotoğraftan sonra; herşey doğal olacak. Ceren ile de bazı konsept çekimler yapacağız. Aslında en ideal çekim ortamı. Açık hava, az ve samimi insan, telaş yok, stres yok.

lusi_semih (color_full res._photographer_serkan@photo-latte.com)_348

Zaman dedik, pozlar dedik… Sırada, damadın motivasyonu. Bunu da gelinle beraber çözmek gerekiyor, bunun için ideal çift mümkünse tanışma toplantısına beraber gelmeli. Keyifli hatta komik bir toplantı oluyor genelde. Eh zaten tahmin edersiniz bende sıkı malzeme var :) Sonrasında, çekim günü herşey daha rahat gerçekleşiyor. İnanın sadece tanışmak için, Kıbrıs’a günübirlik gittiğim oldu. Zaman zaman bazı damatlar gergin olabiliyor, çünkü onlara aptal pozlar verdirileceğini düşünüyorlar. Tanışma toplantısında “o an” karelerini görünce, yelkenler biraz suya iniyor. Ozan’a söz verdim, sadece en iyi karelerini çekeceğim :)

Unutmayın, düğünden geriye baktığınızda sadece fotoğraflar kalıyor!

Sonuç olarak, evet düğün çok önemli bir gün:

Güzel olmalı, neşeli olmalı, eğlenmeli, keyfini çıkartmalı, bol bol ağlamalı, sarılmalı…

Stresi abartmamalı, bağırıp çağrınmamalı, “dans figürlerini unutacağım” diye delirmemeli, çevredekileri kırmamalı, kırılmamalı, ağlamayı da abartmamalı :) ama yeni tabirle “Bridezilla” olmamalı.

Hoşçakalın,

Serkan