Ben Kimim?

Merhaba,

1973 yılında Ankara’da doğmuşum. Annem ve Babamın öğretmen olması sebebiyle, hayatımın hatırlayabildiğim kısmına Kuşadası’ndan başladığıma çok memnunum. Sonrasında, İzmir Bornova Anadolu Lisesi’nde bir kısmı yatılı (ve çok eğlenceli) ve ardından İTÜ Elektronik öğrencilik hayatı; İTÜ ile birlikte gelen İstanbul yılları.  Ama kalbim hep Ege’de kaldı,  ne yalan söyleyeyim. İzmir’e dönme hayalleri kuruyorum, ve gün geçtikçe de bu hayalin gerçekleşmesi için adımlar atmaya çalışıyorum.

Celal Efe adında Dünya tatlısı bir oğlum ve hayatımın aşkı Ayzen’le mutlu mutlu, basit bir hayat sürmeye çalışıyoruz İstanbul’un Sarıyer sırtlarında (malesef boğaz tarafı değil)

Pekii, fotoğraf bu hayatın neresinde?

Efe doğmadan önce başlayan, doğduktan sonra yoğunlaşan sonrasında profesyonelliğe doğru yelken açan bir hobi benim için. Yani, üzülerek belirteyim; Ne Mimar Sinan ne de London School of Photography mezunuyum. Bu süreçte, fotoğrafın da, insanın yürüyüşünü değiştirecek kadar abartılacak bir konu olmadığını öğrendim. İstanbul’da “kurs”lar aradım, ilginçtir bulamadım :) (Bir sürü var ama…) Sonrasında kendim ders vermeye karar verdim, bu işin -en azından teknik kısmının-  bu kadar abartılacak birşey olmadığını anlatmak için (bazı fotografçıları duyar gibiyim; “sen kimsin de ders veriyorsun?”) Ders verdiğim arkadaşlarım, bu işi kimsenin bu kadar basit anlatmadığını, kurslarda öncelikle uzun uzun fotografın tarihini, karanlık oda tekniklerini, eski filmleri vs.vs. öğrettiklerinden bahsettiler.

Bu Blog’daki amacım “normal” insanların da harika fotoğraf çekebilmeleri için elimden geleni yapmak. Basit birkaç teknik ayrıntı, birkaç tecrübe, sizlerden gelecek fotoğraflarla keyifli bir ortam yaratmak.

Tanışmak, soru sormak BEDAVA!

To take photographs means to recognize – simultaneously and within a fraction of a second – both the fact itself and the rigorous organization of visually perceived forms that give it meaning. It is putting one’s head, one’s eye and one’s heart on the same axis.”
Henri Cartier-Bresson

Saygılar,
Serkan
e-mail

0541-3442124

5 thoughts on “Ben Kimim?

  1. Cüneyt Yörükoğlu

    HDR benim de yararlandığım bir teknik. Olanakk buldukça ben de bu konu üzerinde çalışıyorum ama biraz tembelim. Tripod taşımak ve kurmak zorgeldiği için daha çok yüksek enstantanelerde ve elde çekim yapmayı yeğliyorum. Sizinkiyle aynı yaşlarda bir kızım var ve fotoğraf çektirmeye çok meraklı. Düşünün artık halimi :)
    Ancak gerek düğün, gerekse doğum fotoğrafı hiç çekmedim, çekmem de gerekmedi. Yine de bu bloga girmeme yol açan neden bir gelin fotoğrafına yaptığınız yorumdaki bu bağlantıydı. Merak ettim açıkçası. Çok da yararlandım. Belli mi olur günün birinde çekmem gerekir falan :)
    Blogdaki tüm yazıları okudum. Konu başlıkları güzel seçilmiş ve anlatım olarak diliniz çok iyi. Fakat bu blogunuz bu haliyle bebeklik aşamasında olsa gerek. Daha çok başlıkta, daha çok konuyu paylaşmalısınız diye düşünüyorum.
    Bu arada unutmadan sorayım: Kafa patlattım ama bulamadım. Oğlunuzu iki kolundan tutup döndürüken nasıl fotoğrafladınız sahi? Yada o fotoğrafı siz mi çektiniz, yardım falan aldınız mı?
    Selamlar, sevgiler…

  2. Serkan Post author

    Merhaba Cüneyt Bey,
    Evet Blog’um çok çok yeni. 1 ay bile olmadı. Hafta bir iki yazı eklemeyi hedefliyorum. Bugün de, az önce çocuk fotografları ile ilgili bir yaz ekledim mesela.
    http://www.photo-latte.com/blog/?p=96 .

    Sizden küçük bir ricam olabilir mi?
    Nasıl çektiğimi merak ettiğiniz fotografımın altına yorumunuzu “kafa patlattım…” diye başlayan, yazar msınız?
    Nasıl çektiğimi birazdan, ama hiç yardım almadan, hiçbir alet edevat kullanmadan çektim :)
    Cevabı oradan vermek isterim.

    Hoşçakalın,
    Serkan

  3. Harun Elibolca

    Merhaba Serkan bey,

    Öncelikle Saygılar, hem iş hemde yaşça büyüğümsünüz. Sizlerin bu paylaşımları bizim gibi fotoğraf çekmeye aşık ama yeni başlamış olanlar için muazzam bir yol haritası oluyor. Cesaretleniyoruz istekleniyoruz ve öğreniyoruz sayenizde. Nedir, ”Bilgi, paylaşılmadığı sürece değersizdir”. Bu anlamda teşekkür ederim.
    Canon a1 kullanıyorum, mini bir setim var 2 len bir teleconvantör 2 filtre ve kablo denklanşör gibi. Bir ay oldu alalı fırsat buldukça çekmeye çıkıyorum ve okuyorum. Bloğunuzu hoş ve samimi buldum. Sizden daha ffazla yararlanmak muhabbetinizi paylaşmanızı istemekdeyim, sarıyere gelsem birgün de çay içsek sıcak bi muhabbet etsek :) Yaşım 23. fotoğraf görünce heleki keith jarrett The Koln Correct dinleyince başka diyarlara gidiyorum bir an.

    Saygılar,
    Haru.

  4. Harun Elibolca

    Pardon pardon, çay demişim. Görüyorum ki kahvede de ortak noktadayız. Kahve içelim, ben ısmarlim 😀 Caffe Latte YAda lungo espresso yada ne bilim yöresel filtre kahve ne içersek artık..

  5. Serkan Post author

    Şimdiden bol şans!
    Utanarak söylüyorum, neden a1? Yani daha doğrusu neden film tipi?
    Tabii ki arada dağlar kadar fark var, fakat özellikle öğrenme döneminde digital çok işe yarıyor. Şimdi siyah beyaz deneseniz işiniz zor olacak…renk filtresi bile bulmanız zor artık.
    Hatta siyah beyaz film bile bulmanız zor.
    Naizk davetiniz için de teşekkürler, Tabii ki konuşuruz müsait bir zamanda…

Leave a Reply

Your email address will not be published.