Düğün Fotoğrafları
Vakko Wedding’de Gelinlik Provası – Photo Latte (doğal düğün günü hikaye fotoğrafları)
Jun 30th
(Başlamadan Önce: Google’a “Vakko Wedding” yazınca, 2. sırada geldiğimi farkettim. Muhtemelen siz de aynı yolla yazıma geldiniz, hoşgeldinz:) Ben bir düğün fotoğrafçısıyım. Ama bilinenden biraz farklı, umarım yazı ve fotoğrafları beğenirsiniz. İrtibata geçmek için lütfen mail atın)
Düğün Günü Hikaye fotoğrafları için lütfen üsteki linkleri kullanın, yazıları da okumayı ihmal etmeyin; ilaç niyetine. Düğün için neleeer neler var.

Ilke ve Eral’ın Düğün günü Fotoğrafları için TIKLAYINIZ.
Merhabalar,
Bu yaz Kıbrıs’ta İlke ve Eral’ın düğün fotoğraflarını çekeceğim, güzel bir mekanda; bir golf resortta (Korineum). İyi bir kare yakalayınca çocuklar gibi sevinen benim gibi fotoğrafçılar için resmen bulunmaz bir fırsat. İlk defa bir Golf Resort’ta çekim yapacağım. İlk sorum, saçma da olsa, “sıcak mı oluyor?” du, ve cevabı tabii ki evetti.
Eğer mümkünse, çiftlerle önceden tanışma konusunda ısrarcı oluyorum. 5dk. önce tanıştığınız birisiyle ne kadar doğal pozlar çekebilirsiniz ki? Kaynaşma adına zaman zaman, düğün günü işerine de bulaştığım oluyor. Geline, damadın kardeşi ile beraber buketini yetiştirmek gibi
İşte bu çekimde onlardan biriydi. İlke, yakın arkadaşı, annesi ve kayınvalidesi, İstanbul’a ön hazırlıklar için gelmişlerdi. Bir tanışma kahvesi içecektik. Ben abartıp, provaya da gelmek istiyorum, dedim. İlke, şaşırsa da, hoşuna gitti. Beymen Cafe’de kahvemizi içtikten sonra hemen karşısında zennettiğimiz Vakko Weddings’e doğru yola koyulduk. Meğersem, Akaretler’deymiş!!! Bir panik havasından sonra (iyi ki yanlarındaymışım, bir taksi ayarladım, ben de peşlerinden) 5 dk. içinde oradaydık…
Vakko Weddings, haftalar öncesinden randevu ile çalışıyor. Öncelikle fotoğraf için izin aldık, ardından da makina’yı çıkartır çıkartmaz lafımızı yedik
“Lütfen, gelinlik başına tek kare” diye. Çok komik, evet çok şık gelinlikler var, çok özeller vs. ama hemen hepsi internette var ki? (Örneğin: Pronovias). Neyse, kısa süren fotoğrafçı alerjisi ardından, keyifli bir ortamda İlke ve beraberindekiler, kataloglara daldılar. Sonrasında da fotoğraf ile ilgili hiç sorun çıkmadı, teşekkürü bir borç bilirim.
Gerçekten harika tasarımlar! Her tür konsepte göre gelinlikler var. Fresh, Ağır, Kır, Açık hava, iç mekan, romantik, melankolik, enerjik vs. … İlke de zaten ve muhtemelen kendi konseptine uygun Pronovias gelinliği seçti. (Ben ayrıldığımda karar vermemişti daha) Bir de şöyle komik bir durum oldu: tarafsız tek kişi bendim
Gözler hep bana döndü. “Serkan Bey, siz çok gelin görmüşsünüzdür, ne dersiniz?”
Fakat, anladığım, ve hep söylediğim, Düğün ve Doğum işlerinde, mutlaka kalbinin sesini dinleyeceksin. Ne istiyorsan, içinden ne geliyorsa…zaten her tarafta uygun açılarda ayna var. İlke, kararlı ve sakindi (her gelin adayının öyle olduğunu sanmıyorum açıkçası). Hatta bazen, perdeyi açar açmaz “hayır” dediği oldu
Daha önce başka provalara da elimden geldiğince gittim; Vakko ailesi gerçekten profesyonel.
Bana ilginç gelen konulardan birisi de gelinlerin Pişti olma ihtimali. Açıkçası, o kadar para verip, defalarca provaya gidip bir gelinlik alıyorsun. Senden 1 hafta önce, aynı çevreden bir başka gelin aynı gelinliği alıyor. korkunç birşey. Ve bununla ilgili, özel designer tasarımlarda müşteri takibi de yapılıyormuş
Yani bu sene bunları kim aldı gibisinden. Neyseki, İlke’nin çevresinden 2 arkadaşı da Vakko’ya gelmiş, ama farklı modeller almışlar.
Katalogdan modeller beğeniliyor, tek tek deneniyor. Perde Açılıyor, gelinin ve konukların beğenisine sunuluyor.
Satış elemanı, çok uğraşıyor! Getir, giydir, düzelt, yorum yap, götür, vs. Bir de işin tadilat kısmı var. Yani gelinliği hadi bir yerden aldın ama Tadilatı kim yapacak o da çok önemli, değil mi?
İşin bir diğer yanı, siparişlerin en az 3 ay önceden veriliyor olması. İnanılır gibi değil. Resmen aylar öncesinden bir maraton başlıyor. Açıkçası benim bile Otelim ve Uçak biletlerim OK’lenmiş durumda.
Neyse, İlke ve ailesi ile tanıştım, çok iyi oldu. fotoğraflar keyifli olacak gibi. İlke güzel bir gelin adayı, mekan harika, daha ne isterim
!
Sırada, programı oluşturup, benim ön hazırlık için taleplerimi listeme zamanı. Golf Resort’un bahçesinde KOCAMAN bir ağaç var, onu ışıklarla süsletip, altında onların fotoğrafını çekmek istiyorum…
Çekim sonrası buluşmak üzere!
Serkan
Vincent & Jean (Düğün fotoğrafları)
Jun 15th
İçimden hep, bir fırsat bulup yabancı bir çiftin düğününü çekmek istemiştim, uzatmayım geçen yaz fırsat ayağıma geldi.
Vincent beni aradı, Taksim’de Kitchenette’te buluştuk.
Vincent da, Jean de birer arkeolog. Güneydoğu’da kazı yapıyorlar. Daha da ilginci, Vincent Hollanda’lı, Jean ise Amerika’lı.
Okul yıllarında tanışmışlar, ve en güzel evlenme yeri olarak İstanbul’u seçmişler (daha anlamlı neresi olabilirdi ki).
Öncelikle itiraf edeyim, ortada hiçbir kaos olmadan sade ama çok keyifli bir düğün yaptılar. Aylar öncesinden kendilerince basit bri plan yapmışlar, tıkır tıkır herşeyi planladılar; evlerinden binlerce km.’lerce ötede…
Birer espresso içip (ben dayanamayıp bir de Creme Brule yedim söylemesi ayıp), neler yapabileceğimizi konuştuk. hatta onlara kına gecesi tavsiye ettim (ve yaptılar;) kına bile bulmuşlar). Ne istedikleri çok netti, soruları yazılıydı. Ben de ne yapabileceğimi anlattım. Konu fotoğraf olunca onlara da çok sınır koymak istemedim…Çoğunlukla "o an"ların fotoğrafları olacak diye anlaştık.
O Cumartesi günü geldi, bütün hazırlıklarımı önceden yaptım (ön hazırlıklar için yazım: http://www.photo-latte.com/blog/?p=228 ).
Berberde buluştuk…(daamt traşı da benim tavsiyemdi). Bütün erkekler Sultanahmet’te bi güzel traş oldular, tabii damada ayrı bir muamele çekildi, masajına kadar. Bazıları kulağa yanan pamuğu görünce acayip tedirgin oldu (daha çok Amerika’lı grup) devamlı benden tercümanlık istediler. Vincent ne yaptılarsa kabul etti. Akça pakça çıktılar berberden.
Vincent’la beraber törenin yapılacağı otele gittik. Mütevazi bir Otel (Adamar), çatısında tek kelime ile MUHTEŞEM bir manzara var!
Beni gelin, annesi, kayınvalidesi ve arkadaşlarının olduğu odaya teslim etti ve açıkçası kaçtı! İlk başta fotoğrafçı görünce kaçıştılar, ama sonra olayın telaşından kimse beni görmemeye başladı, iyi de oldu.
Açıkçası imrendim, mütevazi bir düğün, herkes tatlı bir telaş içinde. Kimse kimseyi çekiştirmiyor. Ama oda o kadar küçüktü ki, çalışırken biraz zorlandım açıkçası. İyi ki en geniş açı lens yanımdaymış (Sigma 12-24mm).
Ardından son hazırlıklar için Jean’in babası geldi. Yüzündeki ifadeyi görmeliydiniz.
jean hazırdı, Vincent da kıpır kıpır çatıda, babasının Jean’i getirmesini bekliyordu. Tüm konuklar da sessiz ve heyecanlı, fonda Sultanahmet Camii, önde bir rahip. Müthiş bir manzara.
Ben de kendime göre iyi bir açı yakaladım ve bekledim merdivenlerden çıkışlarını.
Ve bu kolaj çıktı sonunda. nasıl?
Sonrası tabii filmlerden bildiğimiz klasik hristiyan töreni. Babası Jean’i Vincent’a taktim etti,
rahibin uzun ve çok güzel konuşması…öpüştüler, alkış…!
Ve konuşmalar..Jean’in babasını nşu cümlesi hep aklımda:
"Evlilik hayatın en riskli kararı,
Benim için çok güzel bir deneyimdi. O gece hem biz hem de onlar ayrılacağı için geç saatlere kadar çalışıp teslim ettim fotoğrafları. Sonra da 2 hafta sonra, en güzel halleriyle ilettim.
Hala zaman zaman mailleşiyoruz, keyifle.
Hoşçakalın,
Serkan
Düğün fotoğrafçınızı seçerken…
( Düğün fotoğrafları 2. Yazı )
Jun 1st
(Yazının, 1. bölümü için TIKLAYINIZ. )
Photo Latte Düğün Fotoğrafları için TIKLAYINIZ
Çekim için e-mail atın: serkan@photo-latte.com
3. Pozlu mu?/ Pozsuz mu?
Bence biraz ondan biraz da ondan. Pozsuz kısmı zaten fotoğrafçının yaratcıcılığına ve ekipmanına bağlı.
Pozlu fotoğraflar en zoru. Fotoğrafçının Gelin ve Damadı çok iyi yönlendirmesi, konuşması, gerekirse güldürmesi, sorular sorması vs. gerekiyor. Pozlu’dan kastım bir moda fotoğrafı gibi göz şuraya baksın, eller belde, parmaklar şurda şeklinde değil. Tema ve “mood” verilerek, gene spontan çekim. Ancak o zaman doğala yakın oluyor fotoğraflar. Örneğin, gelin’e “mutlu ol, ama gülümseme” demek pozda çok şey değiştirebiliyor. “Bu evde kaç yıl geçirdiniz?”,”İlk nerede karşılaştınız?”"En çok neyi seni kızdırıyor?”vs.vs. ben pek susmak bilmiyorum çekimlerde
Özellikle istediğiniz, olmazsa olmaz pozlarınızı mutlaka fotoğrafçınıza söyleyin. Önce de belirttiğim gibi, düğün öncesinde, mekanı fotoğrafçınız ile gezin, muhtemel çekimleri konuşun. Düğün günü 5dk bile bulamayacaksınız. Tekrar tekrar söylüyorum, düğünden geriye ne kalacak size?
4. Çekimin zamanı (öncesi, günü ve sonrası)
Aslında olayı abartıp, “öncesi” fotoğrafı da çekilebiliyor. Tabii ki gelinlik damatlıkla değil…Mekan seçiliyor (diyelim Adalar ya da Beyoğlu), “öncesi” halleriniz çekiliyor. Yani aslında, “sivil” fotoğraflarınız…
Düğün gününden sonra, benim asıl ilgilendiğim “Sonrası”. Amerika’lılar buna “Trash the dress” diyorlar. Geçen sene çekim yaptığım Lusi Amerika’da yaşıyordu ve bana “Tabii orada gelinlikler ucuz…” yorumunu getirdi. Düğün sonrası kumsalda, otların üzerinde, denizde, havuzda, sokaklarda, metroda…çok güzel kareler yakalanabilyor. Düğünden hatt abalayından sonra çılgın çekimler yapmak isterseniz bir mesaj atın
Çılgın fikirlerim var.
5. Fotoğraflarınızı nasıl istersiniz?
Alternatifleriniz:
Eski moda : Janjanlı, taşlı hatta ekranlı bir album, Çerçeveli ve pamuk gibi dev bir stüdyo fotoğrafı, Eşe dosta çoğaltılmış fotoğraf.
Yeni : Fotoğraflararınız için web sitesi, Çiftin Düğün Blog’u, Albüm yerine photobook, Çerçeve yerine tuval üzerine kanvas baskı ve e-mail/facebook vs. için düşük çözünürlük.
Örnek Web sitesi için TIKLAYINIZ:
6. Düğün Blog’unuz:
Gün gün gelişmeleri yazabileceğiniz bir günlük; ve takip eden yakınlarınız. Örneğin, birkaç alternatif var fikir almak istiyorsunuz; koyun blogunuza yakınlarınız oylasın
Provalar, yetişenler, gecikenler, kavga patırtılar, dedikodular… Burası da bir Blog biliyorsunuz; ben çok keyif almaya başladım. (Fotoğraflarını çektiğim çiftlerden isteyenlere basit bir Blog hazırlıyorum…). Şu siteyebir bakın, yazarı nişanlandıktan sonra yazmaya başlamış ve kocaman bir blog haline gelmiş “ http://wemetinabar.com “.
7. Websiteniz:
Yukarıda örneği var, bazen fotoğrafları dağıtmak, balayınız vs. düğünün üstünden çok geçtikten sonra gerçekleşiyor. Yani konu biraz soğumuş oluyor…Düşünün siz balayındayken fotoğraflarınız internet sitenizde, önce siz bakıyorsunuz, istemedikleriniz yayınlanmıyor sonra da herkese ilan ediyorsunuz. Bırakın başkalarını, canınız sıkıldığında iş yerinde de bakabiliyorsunuz. Ailemin binlerce fotoğrafını internete yükledim (sadece istediklerimin bildiği bir link’e…)
8. Yeni bir konsept: “Bağış”
Aslında çok da yeni değil, genelde nikah şekeri yerine Tema’ya bağış yapılır, “çelenk göndermeyin şuraya bağış yapın” denir. Düğün kesinlikle çok mutlu bir olay, buna biraz da huzur katmak istemez misiniz? Mutluluğunuza başkaları da ortak olsun istemez misiniz? Size tavsiyem, düğünle ilgili iş yaptığınız herkese, anlaştıktan sonra “%5′ini şuraya bağışlayacaksınız ama” derseniz kimse hayır diyemez
2010′daki tüm çekimlerden sizin adınıza 10%’nunu “Çocuk Acil Tıp ve Y. Bakım Derneği”ne bağışlayacağım. ( http://www.cayd.org.tr ) Neden bu dernek derseniz, hikayesi uzun ama sonu “mutlu son” merak etmeyin
.
9. Ekipmanım:
Bu aslında çiftleri çok da ilgilendirmiyor. Ama, az çok ilgililer varsa ben ne kullandığımı söyleyeyim:
-Nikon D700 Full Frame D-SLR F. makinası (düşük ışık ortamlarında mükemmel)
-Nikon 70-200mm f:2.8 VR Lens (Bu işi yapmaya kalkanların olmazsa olmaz lensi. Bütün ciddi moda şovları bu lens ile fotoğraflanır.
-Nikon 24-70mm f:2.8 (Gene olmazsa olmaz bir prime lens. Portre dışındaki diğer detaylar+ distorsiyonsuz geniş açı için)
-Sigma 50mm f:2.8 Macro (Detaylar için)
-Sigma 12-24mm (Distorsiyonlu Geniş Açı, benden başka kullanan var mı merak ediyorum)
-Nikkon 50mm f:1.8D Portreler için)
-Nikon SB800 Flaş, + Gölge azaltan özel diffuser (flaşla gelen değil)
-Flaş için uzaktan kumanda
-Manfrotto Heavy Duty ball head Tripod.
-Gerekirse, yansıtıcı vs. diğer aksesuarlar.
UNUTMADAN, fotoğrafçınıza düğünün planını ve yakın bir arkadaşınızın cep telefonunu mutlaka verin.
Umarım faydalı olabilmişimdir! eklemek istediğiniz ya da yorum getirmek istedikleriniz varsa hay hay! Bekliyorum.
SON OLARAK, bu iş kaç paray aolur? belki de ilk sorulması gerekn soru, cevabım basit (ama zor): az paraya malesef olmaz. Ne istediğiniz, ne kadar istediğinizle çok ilgili. İlgilenenler mesaj atsın…
Hoşçakalın,
Serkan
Düğün Fotoğrafçınızı seçerken…
( Düğün fotoğrafları 1. Yazı)
Jun 1st
Merhaba,
Geldik benim üzerinde en yoğunlaştığım konuya. Düğün fotoğrafçılığı ve sizin düğün fotoğrafçınız/fotoğraflarınız.
Benim çektiğim bazı düğün fotoğrafları için TIKLAYINIZ:
Biraz uzun bir yazı olacak gibi görünüyor. Bu sebeple başlıklara böleyim istedim:
i) giriş, biraz geyik, iç dökme, rahatlama…
1. Başınıza gelecekler ve fotoğrafçı seçimi
2. Ne istediğinizi biliyor musunuz? Bilseniz iyi olur!
3. Çekimin zamanı (öncesi, günü ve sonrası)
4. Pozlu mu?/ Pozsuz mu? ve olası pozlar
5. Fotoğraflarınızı nasıl istersiniz?
6. Düğün Blog’u (bence iyi fikir)
7. Websiteniz
8. Yeni bir konsept: Bağış
9. Ekipmanım
Düğün Fotoğrafları, düğün ile ilgili gerçekten en önemli konulardan birisi. Bir çok çift için belki de önem sırasında sonlarda geliyor, ama düşünün bir kere, düğünden sonra size ne kalacak???… Takılardan başka
Nikah mekanı mı? (inanın Dolmabahçe’de bile evlenseniz farketmez, unutulur, hatta illa beğenilmeyecek bir kulp bulunur, “merdivenlerin altın kaplamaları erimiş gibi”), Şekeriniz mi (onun da modası geçti zaten), arabanız, verilen yemek, manzara, DJ, videonuz…İnanın geriye bir tek fotoğraflar kalıyor, duvarlarınızı, albümleri süsleyen. Dünyanın her yerinden insanlarla paylaşabileceğiniz. İnanın video bile o kadar önemli değil: Allah aşkına kaç çift, düğün sonrası videolarını izliyor, hadi izledin kaç kere ???
O kadar güzel giyinmiş, makyaj, saç herşey mükemmelken, iyi fotoğraflar bir ömür boyu keyifle bakılabiliyor. Ben bile, çektiğim fotoğraflara dönüp dönüp bakıyorum.
Bu durumda bütçeniz elveriyorsa iyi bir fotoğrafçı ile çalışmak iyi fikir.İnternete girdiniz, bir sürü fotoğrafçı…
Şimdi düğün listenizi bir kenara bırakın ve fotoğrafa yoğunlaşalım (listenin geri kalanına hiç bulaşmak istemem doğrusu!).
Burada yazıyı okumaya bir ara verin; ve sizi 2 tane siteye götüreceğim. Türkiye’den tek üyesi ben olan bir organizasyon WPJA (Wedding Photo Journalism Assc.)”. Buradaki özellikle yarışma fotoğraflarına bir bakın.
1. link: http://www.wpja.com/
2. link: http://www.agwpja.com/index.php
Harikalar değil mi???
Peki böyle fotoğrafları çeken fotoğrafçıları nasıl bulacağım sorusu gündeme geliyor. Alçakgönüllü olmayacağım, ben çekerim (benim fotoğraflarım için: http://www.photo-latte.com/weddings/index.html ) Ama size genel bir rehber sunmak da istiyorum:
1. Başınıza gelecekler ve fotoğrafçı seçimi
Şimdi ne yaparsanız yapın mekan fotoğrafçılarından kaçış yok, zaten olmasın da. Onlar, fotoğraf ile ilgili çok önemli bir misyonu gerçekleştiriyorlar. Ben yapamam vallahi, bütün masaların fotoğrafları, dans fotoğrafları çekilip o gece basılacak. Çok zor. Bu sayede, sizin fotoğrafçınız size kalıyor. AMAAAAAA….
Evet “ama”. Mekan fotoğrafçıları mekana ciddi paralar verdikleri için benim gibileri orada görmek istemiyorlar. Nikah öncesi çekimlere karışmıyorlar ama nikah töreni ve sonrası sizi istemiyorlar. Her defasında benim başıma geldi. Bazı çiftler “sizi davetli listesine koyarız” sorun olmaz, olursa da bize söyleyin diyorlar. Ne yapayım yani, siz pastanızı keserken adam bana “Çekme!” diyor, gelip yanına sorun var mı diyeyim. Benim burada tercihim, mekan fotoğrafçıları ile önceden konuşmak (benim konuşmam). Onlara, sadece “o anları” yakalamak istediğimi, grup fotoğrafları çekmeyeceğimi, sayılı fotoğraf çekeceğimi, dilerlerse fotoğraflarıma bakabileceklerini, gelin ve damada fokus olacağımı söylemek. Eğer kabul görmüyorsa, nikah sırasında çekmemek.
Fotoğrafçı seçimine gelecek olursak;
Söylemesem de yapacağınız şey, internete dalmak portföylere bakmak… Ardında fiyatlar alıp fotoğrafçı listesinizi küçültmek. Bu süreçte kapıcısından, şöförüne herkes size bol sıfırlı dolar gözüyle baktığı ve kapris yapar. Bazı fotoğrafçılar sanki moda fotoğrafı çeker gibi ortama stres yayar. Sizi rahatlatan, meditasyon hocası kıvamında seçin fotoğrafçınızı.
Ardından fotoğrafçı adaylarıyla telefonla, daha iyisi yüzyüze konuşun. Herkes iyi bir websitesi yapabilir, sizi aldatmasın. Başkalarının fotoğraflarını koyan fotoğrafçılar biliyorum, dikkat! Ne tip fotoğraflar istiyorsunuz, fotoğrafçınız onları çekecek birisine benziyor mu? Bunun dışında bu noktada kalbinizi dinleyin, özel bir önerim yok. Hangisine ısındıysanız onu seçin. Seçtiğiniz fotoğrafçı ile bir takvim belirleyin. Takvimizin şöyle olmalı: İnternetten seçtiğiniz, beğendiğiniz fotoğraflara beraber bakın, düğün öncesi benzer saatte (ışık için önemli) mekanı ziyaret edin, çekim gününü planlayın (saat 6:00′da mekanda buluşma, 7′ye kadar şuralarda çekim 7:30 konuklar 8:00 nikah gibi..).
2. Ne istediğinizi biliyor musunuz? Bilseniz iyi olur!
Siz ne tip fotoğraflar istiyorsunuz? İnternette araştırma yapın, bilgisayarınıza kaydedin ve fotoğrafçınızla çalışın, kendisinin çekip çekemeyeceğini sorun. Kesinlikle fotoğrafçının önerilerini dinleyin, bazen çok çılgın fikirleri olabiliyor (Örneğin: düğün sonrası denizin içinde fotoğraf çektirmek isteyen varsa beni arasın!!! ciddiyim.) Tamamen fotoğrafçıya bırakırsanız, sonuç sizi pek tatmin etmeyebilir. Prova günü hatta çekim günü için, Fotoğrafçınızdan pozların listesini getirmesini talep edin. Ben, genelde aşağıdaki gibi bir check list ile çekime gidiyorum:

Genel olarak seçenekler:
Düğün günü sabahtan damadın evine kısa süreliğine uğrayıp, sonra gelinin evine geçmek mantıklı oluyor. Damadın hazırlığı genelde traş dahil 15dk sürüyor
Bu aynı zamanda aile yakınlarıyla da kaynaşmayı sağlıyor. Gelinin evi çoğu zaman bir kaos! Ama fotoğraf için mükemmel bir ortam. Fotoğrafçınızla anlaşın, çekilmek istemediğiniz anlar için kendi aranızda basit bir işaret geliştirin; yoksa o herşeyi çekmek isteyecektir. Evde bol bol makyaj, gelinlik, diğer detayları çektirin (yüzük, ayakkabı vs.) Ayakkabı altına imza atarken…Gelinliğinizi giyinmeden mutlaka tek başına duvara asarak çektirin. O ev sizin için çok önemli değil mi? Anne evi, baba ocağı…evde de hatıra fotoğrafları çektirebilirsiniz. Duygusal olmaktan kaçınmayın. Biraz da fotoğrafçınıza izin verin dolaşsın ortalıkta, istediğini çeksin. İstemedikleriniz olursa silmesini söyleyebilirsiniz.
Basit bir liste (bunlar hep doğal çekim, sakın poz vermeyin):
1. Gelinlik ve Damatlık detayları.
2. Buket, yüzük, ayakkabı, davetiye, evlilik yemini vs. detaylar.
3. Makyajınız yapılırken detaylar.
4. Aileniz sizi giydirirken, ve giyinme sonrası
5. Kapıdan çıkarken, arabaya binerken.
6. Arabanın içinde (burada arabanın civarında fotoğrafçınıza biraz vakit verin)
7. Aileyle özel anlar…(burası artık şansa bağlı)
8. Davetlilerle… (kesinlikle doğal)
9. Davetin detayları…
10. İlk Dans…
11. Ve Fotoğrafçınıza güvenin, yaratıcılığını konuştursun!
ÖNEMLİ NOT: Fotoğrafçınıza ekipmanını sorun (Genelde fotoğrafçılar tek objektifle geliyor çekimlere. Örneğin ben 4 objektif kullanıyorum. Dramatik kareler için MUTLAKA geniş açı ve detaylar için makro gerekiyor.
İkinci Yazı için TIKLAYIN:
3. Çekimin zamanı (öncesi, günü ve sonrası)
4. Pozlu mu?/ Pozsuz mu? ve olası pozlar
5. Fotoğraflarınızı nasıl istersiniz?
6. Düğün Blog’u (bence iyi fikir)
7. Websiteniz
8. Yeni bir konsept: Bağış
Perfect Wedding dergisiyle, keyifli röportajım:
Apr 8th
Mart ortasıydı, bir telefon : hemen bir röpörtaj!
Sorular keyifli, biraz da tuzak. Ya ben bu işi gerçekten "sunduğum paketler…"kıvamında yapmıyorum, yapmak istemiyorum. Düğün denince tabii herşey paket. Yemesi içmesi, odası, kıyafeti, balayı herşey…Fotoğraf da çoğu zaman paketin içinde aslında. Doğal olarak herkes eline kaç poz geçecek, albüm nasıl olacak? vs. merak ediyor, hepsinin tabii ki cevabı var ama "paket" olarak değil. Güzel bir kahve içeriz (bu aralar az şekerli), tanışırız herşeyi konuşuruz. Ya da şöyle söyleyeyim; "bu 500 kare, diğeri 700 kare" veriyormuş bir ölçü kriteri değil ki, haksız mıyım? Düğünden bazen 1 kare yetiyor, 1 kare. Ben şimdi niye gaza geldim ki akşam akşam
Bu röportajı yapan, bana 2 sayfa yer ayıran Perfect Wedding Dergisine ve müge Hanım’a çok teşekkür ederim. Bir de fotoğraf yarışması önerim oldu, hem dergiye hem de sektöre çok katkısı olacağından eminim.
Madem reklamımı yapmışlar ben de yapayım:) Dergiyi www.emecmua.com ‘dan 10TL yerine e-dergi olarak 5TL’ye alabiliyorsunuz.
"Dream On" diye ilginç bir dergiyle de röportaj yaptım, yayınlanır yayınlanmaz onu da ekleyeceğim.
Serkan
Q3 – WPJA Fotoğraf Yarışması – (benim seçtiklerim)
Oct 27th
Herkese yeniden merhaba,
Önümüzdeki yaz, fotoğraf açısından çok yoğun geçecek gibi, Küba’ya gitmek gibi bir planımız vardı ama Ada’ya bile zor gideceğiz gibi görünüyor.
WPJA, Wedding Photo Journalism Association’dan geliyor. Dünya’nın en prestijli düğün footğrafçıları derneği (yoğunlukla doğal çekenler ile ilgili). Türkiye’den 3 yıldır TEK üye benim. En iyi ben olduğum için değil, ama insanların yıllık 300$ aidat ödemedikleri, gereksiz buldukları için. Fakat, yabancıların başarısının altında ne var biliyor musunuz? => kominite olabilmek, bilgileri paylaşmak, paslaşmak, haberdar etmek, haberdar olmak! Ha bir de öğrenmeye açık olmak, 100 bin’in üzerinde kare çekmiş olsan bile. (www.wpja.com)
Bu işin en keyifli yanı, bütün yaz çekimleri bittikten sonra; yarışma için fotoğraf seçmek. keyifli ve sancılı. Benim sevdiklerim, çiftlerin favorileri ve jurinin bakış açısı.
Ben seçim yaparken, daha çok “fotoğraf” açısından bakıyorum; yani, çift nasıl çıkmış vs. çok da dikkat etmiyorum. Önemli olan “duygu”, “o an”, “estetik” gibi kavramlar.
Bir de, malesef, yarışma Amerikan olduğu için, kategoriler beni zorluyor. “kiliseden çıkış”, “kadeh kaldırma”, “Maids”, “Best man” vs.vs. Bizde aslında, nikah memurunun olayı ve pasta kesmek dışında pek törensel geçen bişey yok, bu da beni çok zorluyor. Bu seferki kategoriler, “hazırlık, yüzük detayları, tören, doğal ışık, yansımalar, vendorlar, pasta, ve gelin arabası” (diğerleri beni ilgilendirmiyor zaten
Bir de, “o an”ları yakalayabilmek için düğünde olmak gerekiyor, ve bazı mekanların dışarıdan fotoğrafçı almaması gibi absürd bir durum var. İnatla diyorum, grup ve masa fotoğrafı çekmiyorum, “o an”ları yakalamaya çalışıyorum diye ama …
Neyse gelelim fotoğraflara…5 Hakkım var, hangilerini seçmeliyim?
Yorumları bekliyorum!
Bana şans dileyin & Hoşçakalın,
Serkan
Düğün (sonrası) fotoğraf çekimim
Nov 3rd
çekim: Arzu – Alper (mekan: Uzunya Restaurant, Demirciköy)
Merhaba,
Çekimi Demirciköy, Karadeniz sahilindeki 6 yıldır ailecek müdavimi olduğumuz Uzunya Restaurant’ta yaptık. Henüz deniz sezonu başlamamıştı, ve başka insanlar olmasın diye haftasonunu tercih ettim.
Arzu ve Alper önce evimize misafir oldular, hazırlandılar, oğlumun “bu abi ve abla niye böyle giyinmişler?” bakışları arasında Uzunya’ya doğru yola koyulduk.
Çekime nereden başlanır, ne çekiliri çok önceden planlamak gerekiyor. Bunun için de binlerce iyi gelin-damat fotografı bakmanız ve seçmenizi öneririm. Hatta, yanınıza iyi olduğunu düşündüğünüz karelerden 25-30 tane küçük olarak bir kağıda baskı alın derim. Önceden planlamazsanız, açık konuşmak gerekirse, ortamda maymun olursunuz. Kendinizden ve çekimden çok emin olmanız gerekiyor, ki stres azalsın, muhabbet artsın.
Benim tarzımda en önemli konu doğallık. Ve bence de en zoru bu. Birisine gelinlik giydirip, deniz kenarına götüreceksiniz. Bir sürü kişi bakacak ve siz ona “doğal ol!” diyeceksiniz. İşte, bu sebeple birçok düğün fotografı çok yapay duruyor (yanılıyor muyum?).

Doğallığı yakalamanın en kolay yolu onlara bazı anları hatırlatmak. Uzun bir yoldan yürüyün, düğündeki komik olaylardan bahsedin, balayınızı hayal edin gibi..Ama bütün bunları, basit bir fotografçı gibi çekim sırasında değil öncesi konuştum ve onları uzağa gönderdim. 70-200mm 2.8 zoom lens burada olmazsa olmaz! onlara yakınlaşmadan, mahremiyeti bozmadan çekim yapabildim.
Bir diğer teknik ise, geline ve damata iş vermek. Duvağını/saçını aç, “Hey Damat, bu işler böyle çeketini geline ver üşümesin vs.” Örneğin, yukarıdaki ilk kare, Arzu saçını açtıktan sonra konfetileri temizlerken çekildi. haberi yoktu ve bence çekimden en iyi kare oydu.
Tecrübelerimden, gelinve damata yanalrında mutlaka bir kanka arkadaş getirmelerini tavsiye ediyorum, çok işe yarıyorlar. Tabii daha çok benim işime
Aralarda da, kameranın ayarlarını yapacağım deyip, uzaklaşmak süper fikir. O sırada kendi hallerine dalıyorlar.
Sonraki yazılarda, doğru ekipman ve yazılım ayarlarındna bahsetmek istiyorum. Ama kuru kuru gitmiyor, yok mu bi C. Latte ısmarlayacak?

“We photographers deal in things which are continually vanishing, and when they have vanished there is no contrivance on earth can make them come back again. We cannot develop and print a memory.“
Henri Cartier-Bresson
Hoşçakalın,
Serkan
e-mail
Düğünlerden yaklaşık 100 kare için aşağıda fotoğraflardan birisine kliklemek yeterli..!
Düğün fotoğrafları çekmek!
Nov 2nd
Tekrar Merhaba,
Düğün fotograflarım için link: http://www.photo-latte.com/blog/?p=34
Öncelikle neden düğün fotoğrafı çekmeye ilgi duyduğumu anlatayım.
Vincent-Jean'in düğününden


Para desem
Tabii ki bir parçası, ama asıl hedefim 60 bin fotoğraf çektikten sonra, beni zorlayacak bir şeyler yapmak. “Zorlanma”nın en kolay yolu, bir iş için birisinden para alırsınız, ve sonra “seve seve” zorlana zorlana elinizden gelen en iyiyi çekmek için uğraşırsınız. Hele konu evlilik olunca, en mükemmelini sunmanız gerekiyor. Sonuçta, insan çekiyorsunuz; gerçekten zor ve inanın fotoğraf bilgisi neredeyse işin %25-30’u. Sonrası da zor; bazen bir fotoğraf için bir saate yakın uğraştığım oluyor (özellikle siyah beyazlarda).
Peki, bu hedefimi gerçekleştirmek için neler yaptım. Tabii hemen bir iş adamı edasıyla, yol haritası triplerine girdim. İlk adım, iyi bir ekipman ardından da iyi bir portföyümün olması gerekiyordu. İyi bir portföy!? Yoksa insanlar neden bana çekim yaptırsın ki. Çok riskli
İlk çekimleri bedava yapayım dedim, buna bile insanlar yanaşmadı. Neyse ki, eşimin arkadaşı Arzu ve Alper, düğün sonrası çekimlerini kabul ettiler. Bedava tabii, sormanıza gerek yok. Onlara sonsuz teşekkürler, çünkü o ilk fotoğraflar olmasa, bu işe girmem çok zor olacaktı.
Arzu – Alper : Düğün sonrası, Uzunya / Demirciköy
Tabii, Arzu ve Alper’in fotoğraflar insanları kesmedi. Hani dans, hani pasta vs. Ardından diğerleri ile portföyümü tamamladım (yakında) ve içim çok rahat.
Fakaaat: olay malesef gelin ve damatla da bitmiyor ki? Bunun organizatörleri, Mekan sahipleri onların anlaşmalı fotografçıları…Bu konuyu da ayrı bir yazıda ele almayı planlıyorum.
“Photography is an immediate reaction, drawing is a meditation. “
Henri Cartier-Bresson
Hoşçakalın,
Serkan
Düğünlerden yaklaşık 100 kare için aşağıda fotoğraflardan birisine kliklemek yeterli..!
































